Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

Çakıcı Bantları 03

13/4/2000 - 11:00 - Atinİlgili Bağlantı Yorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

Beynimi Sana Programladım

Bu günki gazetelerdeki bir haber dikkatimizi çekti. "Çakıcı'nın adamı yakalandı" başlığı ile verilen bu haber şöyle devam ediyordu. "Çakıcı'nın talimatıyla, Mehmet Ağar, Cavit Çağlar, Şevki Yılmaz ve Mehmet Kurt'a suikast düzenleme hazırlığı içinde olan kişilere silah satan Mükerrem Şelçuk yakalandı.

Hedef alınan kişilerden biri, Kanal 6'nın eski sahibi "Mehmet KURT" bir ara ÇAKICI ile iyi ilişkiler içindeydi. Hatırladığımız kadarıyla ÇAKICI Londra'da yaşarken Mehmet KURT'a ait bir evde kalıyordu. Herhalde daha sonra televizyonun Ahmet ÖZAL-ÇAKICI ikilisine satılmasında aralarında ihtilaf çıktı ve hedef haline geldi.

Biliyorsunuz Kanal 6 tekrar Ahmet ÖZAL'a geçti. Parası da Hayyam GARİPOĞLU'ndan alınarak. Belki de GARİPOĞLU, bacaklarına kurşun yiyip "Topaloğlu" olmamak için EVCİL-ÇAKICI çiftine olan borçlarını bu şekilde ödedi.

Ahmet ÖZAL-ÇAKICI ilişkisi için ise ne söyleyeceğimizi bilmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişinin oğlu, kendine saygı duymuyorsa bir şey söylememek herhalde daha iyi olur.

Esas ilginç olan ve bizi güldüren, ÇAKICI'nın hedefleri arasında Mehmet AĞAR'ın isminin olması. Bu da herhalde kamuoyunu tersine yönlendirmenin ayrı bir örneği. Bu haber daha önce de ortaya atılmış, o tarihte yurtdışında olan Alaattin ÇAKICI, yayının maksadını anlayamadığı için "yalanlayarak" Mehmet AĞAR ağabeysine böyle bir terbiyesizlik yapmayacağını açıklamıştı.

Yayınladığımız bantları dikkatle incelediğiniz zaman, her kesiminde Mehmet Ağar'ın ismine rastlayacaksınız. EVCİL ve ÇAKICI'yı yönlendiren, onlara akıl hocalığı yapan bilgi veren, bantların bir kopyası elinde olan, çeşitli manevralarla devletin kontrolunu ele geçirmeye çalışan, eski Emniyet Genel Müdürü, İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet AĞAR. AĞAR'a sorarsanız eminiz ki, o, muhakkak, EVCİL'i de, ÇAKICI'yı da pek tanımadığını, bir kere tesadüfen karşılaştıklarını söyleyecek veya artık ezberlediğimiz "herşey vatan için yapıldı, bizim anlımız açık" teranelerini tekrarlayacaktır.

Günün dikkati çeken diğer haberi ise "TÜRKBANK Meclis Soruşturma Komisyonu" ile ilgili. Komisyona çağrılan herkes hastalanıp rapor almış. Biz, Korkmaz YİĞİT gelir, yiğitlik gösterir, bantla yaptığı açıklamanın devamını getirir, Türkbank'ın alımında kimlerle 1'er milyon dolar vermek için sözleştiğini söyler diye bekliyorduk. Herhalde gözünü fena korkuttular. Düşünün ki Kormaz YİĞİT'in arkasında herkezin kimyasını bozan Alaattin ÇAKICI var. Adamlar Mafya'dan bile haraç alıyor.

Yine bu haberde de komik bir kısım var. "Eyüp AŞIK, tanık olarak komisyonda yaptığı açıklamada, olaydan bilgisi bulunmadığını belirterek, ‘‘Benim bu olaydaki bilgim sadece 1997 yılındaki özelleştirme girişimi sırasında Özer Çiller'in 20 milyon dolar rüşvet istediği iddiasıyla sınırlıdır’’ demiş. Dedektif AŞIK, tam sevimli Karadeniz fıkralarına özgü bir tipleme değil mi?

**********

Bant Münakaşasına Devam
03.02.1998 / 22:45

Erol Evcil: Alo?

Alaattin Çakıcı: Bak Erol'cuğum benim, ben inan bütün hayatımdan da vazgeçerim her şeyimden vazgeçerim inan bak, ben öyle adam değilim bak paraya pula köpeklik yapacak

Erol Evcil: Ya ben bilmiyorum mu? Ya gözünü seveyim bana ne anlatıyorsun bunları.

Alaattin Çakıcı: İnanmıyorum sana benim için para anlıyor musun ne biliyor musun? Bir sümük, ben çarkımı döndüreyim arkadaşlarıma mahcup olmayayım. Para benim için amaç değil, tamam mı?

Erol Evcil: Peki bir gün benden böyle bir şey duydun sen? Yani böyle bir şey hissettirdim mi ben sana?

Beynimi Sana Programladım

Alaattin Çakıcı: Yok hayır, yo, ben senden bir istedimse bana otuz verdin, Allah’ımı inkar edeyim ben bunu her yerde söylüyorum. Ama benim üzüldüğüm şu bana her türlü yardımı yaptın, yaptın ama sen ne diyorsan yani ben senin her dediğin şeyi ben beynimi sana programladım. Tuşa bir basıyorsun hep senin dediğini yapıyorum. Bu diyorsun, o diyorsun tamam diyorum, tamam. Ben inan Topal (Cavit Çağlar) dedin karısını g... s... anam namussuzum, aylarca Topal'ın (Cavit Çağlar) peşine düştük, Mehmet Ağar dedin adama söz verdim, peşinden bu i..ler (Mesut YILMAZ ekibi) dönüş yaptılar dedin ki bir biraz beraber .. tamam dedik. Bazı şeyleri konuşuyoruz Erol, inan diyorum sana, düşünüyorum bana diyorsun ki bunların üzerine böyle gitmeyelim, bunların üzerine nasıl gidelim kardeşim o zaman?

Erol Evcil: Bak bunlar

Alaattin Çakıcı: Bunlar bizim canımızı istediler bizde bunların a... koyalım canını alalım, anlıyor musun?

Evcil Kıvırıyor

Erol Evcil: Tamam alalım! Ya sen, tamam yapalım! Biz ne diyoruz biz uzaktaki arkadaşı getirelim diyorsun. Ben bunların üzerine gitmeyin, ya kaseti söyleyen benim sana, ele avuca konsun, birde kaset gelsin, şundan sonra kasetle beraber bu adama anasını s...lim diyen biziz. Simdi benim şu anda adamların üzerine gitmeyelim demekte, uzaktaki arkadaş gelsin buraya başka bir şey istemiyoruz şu anda, bu i... getireceğim diye, her gün getireceğim diyor, yani ben, benim onu söylemekteki amacım o. Ama benim senden bir ricam var tamam mı? Ben senden bir daha bak özür diliyorum, ben senden, yani rahat uyuyalım bugün. İkimizde rahat uyuyalım, çünkü ben inan ki ben hiç arama desem üç seferde seni çeviriyorum düşüremedim, düşmedi telefon.

Seninle Telefonda Konuşmak Adama Prestij Kazandırdı

Alaattin Çakıcı: Kapatmıştım telefonu. İnan bak Erol ben sana dedim ki kusura bakma, yanlış anlama özür dilerim, yüzüne kapatıp (hışırtı var), bak oğlumun ölüsünü öpeyim seninle ...ben inanmıyorum ....benim telefonuma aynı senin dediğin gibi ....hemşehrisinin sesini teybe alıp ....

Erol Evcil: Yok ya ondan değil, yok. Ya adam gitti öldü, geberdi adam ya. Varıp da yani senin telefonuna tenezzül etmeyecek, ya bu seninle telefonda konuşmak adama prestij kazandırdı ya. Olur mu öyle şey?

Çakıcıya "Banta Al" Diyen Evcil. Acaba Ona Aklı Kim Verdi? Dinleme ve Şantaj Konularında İhtisas Sahibi Birisi mi?

Alaattin Çakıcı: Yani adam .. Sonra ben .. Sen kendin bana ..şu i..lerin sesini alalım, olsun işte senin söylemenden anladığım Erol, ben daha evvel böyle şeyler ...

Erol Evcil: Tamam ben söyledim yani bunu biz beraber şey, yani ben söyledim sana böyle bir şey yapalım şey olsun, en azından konuşuldu böyle olsun, her şey simdi ben burada adamın yani buradaki başka hiç bir kötü niyetle veya dediğimizden vazgeçerek söylemedim, sadece bu adamları, bizim arkadaşımız buraya gelinceye kadar, yani tatlı sert, tatlı sert demek istedim sana. Yoksa ya daha ne yapacaklar bana?

Alaattin Çakıcı: Ben sana kaseti .. Şeye vereceğim ...sana

Erol Evcil: Nasıl nasıl anlamadım?

Alaattin Çakıcı: Benim sana ...

Özer'le Kötü olan Bizimle İyidir

Erol Evcil: Ya aynen bana söylediği su; Özer'le kötü olan, bizimle arası iyidir dedi adam ya.

Alaattin Çakıcı: Ya benle bu tarz pazarlık yapanın, a...na koyduklarım affedersin, ben ..yani o .. bizde aynen onun söylediğini ona onlara okutmak için ne diyoruz, numara göndeririz...yani onu anlatayım. Yani neyse kardeşim yani yoksa ..Erol bana deki yak o kaseti, senin görmene gerek yok yakmayanın bacısını s....yim. Aslını yakmayanın anasını avradını s...yim, biz arkadaşız en azından

Erol Evcil: Olur mu ya? Kaset yakılır mı?

Alaattin Çakıcı: Hayır ben o kadar ucuz adam değilim. Yak diyorsan eğer yak diyorsan arkadaşımsan, yakarım, ben kasetin meraklısı değilim ki ya.

Erol Evcil: Bak ben senden bir şey isteyebilir miyim?

Alaattin Çakıcı: Ya tabii biz kardeşiz ya bak yavrum ya, ben ama

Erol Evcil: Bak. beni yanlış anlamışın inan ki, hiç bak maksadımın dışında konuşmuşum tamam mı? Ben senden bir daha özür diliyorum tamam mı? Özür dilerim

Alaattin Çakıcı: Ya Erol sana bir şey anlatayım bir dakika. Ben sana aynı şeyleri söylesem? Hani bak bunların üzerine gitmeyelim bize tavır alırlar, ya sen ne düşünürsün arkadaş? Sana çalışıyorum üzülmez misin?

Erol Evcil: Ya bize tavır alırlar demedim. Bizim şu anda arkadaşımız gelsin diye ben orda onu şey söyledim.

Üç Buçuk Senedir Beni Ayakta Tutuyorsun

Alaattin Çakıcı: Evet tamam Erol'um. Önemli değil. Ben sana birşey anlatayım. Ben sana hayatta düşman olursam benim bacımı bütün dünya alem s..., ben sana, sen benim arkadaşımsın kardeşimsin ama bizim arkadaşlığımız hala anlıyor musun böyle bu .. Birbirimize bazı şeyleri söyleyemezsek bazı şeyleri söyleyemezsek bizim arkadaşlığımız her gecen gün yara alır. İnan yara alır. Aramızdaki problem ne, ben sana hemen tepki gösterdim, gücüme gitti, dün benim. Tamam mı? Benim sana kardeşim boynum kırık, niye kırık? Üç bucuk senedir beni ayakta tutuyorsun.

Erol Evcil: Hiç kırık olmasın, hiç kırık olmasın ya o zaman benim de sana kırık

Diyet

Alaattin Çakıcı: Veririm onları anlıyor musun sana, sana kuran hakki için ya ben hepsini veririm, ama veririm kardeşim ya. önemli değil ki ben kırk beş yaşına, kırk iki ben kırk iki yaşına kadar ne ben ne çevrem aç kalmış! Yani ne olur yani biraz sıkılırım hepsi odur, başka bir şey olmaz. Diyet romanı vardır biliyor musun. Bir adamı kaçırırlar, bir adam bir adamın elinin kesilmesi için diyet verir, yanına alır, başlıyor çalıştırmaya, hor görmeye başlıyor, alıyor eline şeyi, satırı, koyuyor elini kesiyor, al senin olsun diyor. Yani onu anlatayım inanmıyor musun? Bizim çünkü bu aylardır üç bucuk senedir sen ne diyorsan onu yapıyorum son altı aydır senin söylediğin kelimenin bir gram dışına çıkmadım,

Canan Birine İ... Derse, Adam Sonunda İ... Olur

yani her yerde ben Canan’a bile, Canan biliyorsun İstanbul'un sosyetenin en önemli kadını, Canan bir adamın aleyhine konuşmaya başlayınca, birine i... derse herif i... değilse bile sonunda i... olur. Ben ona söylerdim .... şudur budur. Çocuk da değilim .Canan da aynen benim gibidir. Canan en ufak bir ters yaparsan aynen üzerine gelir.

Beni Canan'a Malzeme Ettin

Beni Canan'ın eline malzeme ettikten sonra. Ha et, ben bunu herkese diyorum Yavuz’a da. Bir adam karısına söyledikten sonra, çoluk çocuğuna söyledikten sonra. Yani ben senden her türlü iyilik gördüm, bir söyledim 30 verdin, şu kardeşine iyilik yaptın. Deli gibi olmuşum inan. Günde bir adam altı paket sigara içer mi? ..... Kafaya koymuşum ben bu işi, 50 defa devirirdim ben a... koyduğum şudur, ya bir ANAP'lı milletvekiline çaktırırdım bu iş biterdi. .....niye bekliyoruz? Biraz daha bekleyelim, şu Yavuz (Yavuz Ataç) gelse oraya, beni affedecek hali yok. Yavuz (Yavuz Ataç) kendini koruyamıyor, beni nasıl koruyacak.

Mehmet Ağar Ağabeyimizse

Gitmiş dünyanın bir tarafına. Ama bizim dostumuzsa sonuna kadar savaşacağız onun için. Mehmet Ağar bizim ağabeyimiz ise elimizden geldiği kadar yüzüne söyleyeceğiz, ha Kemal Yazıcı (Kemal Yazıcıoğlu) havada benim ...... Benim canımı istedikleri zaman s...miş Gedik (Mehmet Gedik), tepki göstermiyor da bir kaset çıkınca yahu diyor mahvolduk. Ya diyeceksin. Gedik (Mehmet Gedik), benim arkadaşım değil, tamam .. Trabzonlu olduğunu bile bilmiyordum. ....neyse boş ver olur böyle şeyler. Alo.

Erol Evcil: Dinliyorum seni .

Alaattin Çakıcı: Bir şey diyor musun Erol kardeş?

Erol Evcil: Ne diyeyim ağabey eğer bir yanlışlık yaptıysam kusura bakma .

Alaattin Çakıcı: Ya Erol

Erol Evcil: Ama senin bana hiç bir şekilde ama hiç bir şekilde olamaz bir böyle şey, ben bir tek bu konuda, dediğim gibi bağır çağır ama bu konuda bir şey söyleme.

Alaattin Çakıcı: Ya Erol kardeşim istediğin an bana verdiklerini istediğin an benden geriye isteyebilirsin.

Erol Evcil: Ya hiç bir zaman yani.

Alaattin Çakıcı: Bak sana yok diyenin babasının mezarına sı.yım. Anında neyim var neyim yok teslim ederim sana. Dediğin an anında sana samimi konuşuyorum .

Erol Evcil: Olur mu ya öyle bir şey, hiçbir zaman olamaz.

Alaattin Çakıcı: İstediğin an

Erol Evcil: Öyle bir şey hiçbir zaman olamaz.

Çevrende Benle Arkadaşlık Yapmanı İstemeyen Var mı?

Alaattin Çakıcı: Sana bir şey söyleyeyim bak. Senin çevrenden benle arkadaşlık yapmamızı istemeyen var mı?

Erol Evcil: Hiç kimse yok. Yani bana bu konuda fikir yürütebilecek, yani senden başka bir tek arkadaşım var. Köyden bir kaç çevrem var, onlar da bana karşı gerçekten şey adamlardır. Onun dışında benim zaten doğru dürüst arkadaşım yoktur.

Alaattin Çakıcı: Ya Erol benden sana, bunu Kuran'a nasıl inanıyorsan buna da öyle inan. Benden sana arkadaşlığımız bugün, bugün de noktalansa, şu gün şu dakika zarar gelmez, benden sana zarar gelse açıp önce sana konuşurum, derim bu saatten sonra birbirimize karşı konuşalım, bir adam devrin başbakanına affedersin papaz diyor, .... O anlamdadır, bir evvelkine o... diyor, şimdikine ana avrat sövüyor, iyi dinle bunu, bunları açıkça yapan adam birine düşmanlık duysa bunu açıkça söyler.

Özer'e O Kaseti Gönderecek Kadar Şerefsiz Değilim

Erol ya der, yani o kadar bende de biraz adamlık var ya. Kahpe olsaydık bugüne kadar ayakta kalmazdık, ama ben Özer'e o kaseti gönderecek kadar şerefsiz değilim. Onların bana gönderdiği habere göre ben de, onlar benle senle Özer'le kötü olduğuna göre bizden ona zarar gelmez. demek Özer’le ben yumuşasam onlardan bana zarar gelecek demek değil mi Erol? Ha yavrum?

Erol Evcil: Doğru.

Eymür'ün Anasını Avradını

(Bu konuşma yapıldığı tarihte Mehmet Eymür ABD'de görevli idi ve aynı günlerde ABD-Türkiye arasındaki mesaj trafiği, Eymür'ü görevden alma çalışmlarının başladığının ilk işaretlerini vermeye başlamıştı. Bu konuşmadan kısa bir müddet sonra Şenkal Atasağun MİT Müsteşarlığı'na atandı ve Eymür'ü ABD'den geri çekmek için suni gerekçeler yaratılması çabaları arttı. Eymür konuşmadan 6 ay sonra önce Merkeze çekildi, bilahare Şeker Fabrikalarına atandı)

Alaattin Çakıcı: Yani bir an evvel dönsünler konuşsunlar da bu isi yapsınlar. Eymür'ü almışlar almamışlar, anasını avradını s... Eymür'ün ben. Bizim amacımız Yavuz (Yavuz Ataç), ha sana şunu şöyleyim Yavuz’u (Yavuz Ataç) da gönderseler bugün buraya, bu kasetten dolayı Yavuz’a da (Yavuz Ataç) iyi bakmazlar. Bu Gedik'li (Mehmet Gedik) seni aradı mı sonra bu şerefsiz?

Erol Evcil: Benim telefonumu bilmez o. 295'li telefon var o da şirkette kaldı ararsa da bulamaz. Korumaların telefonunu da bilmez.

Alaattin Çakıcı: Şerefsiz adi i... Bir tarihte Uğur (ÇAKICI)’un kasetlerini gazetelere gönderdim, babasının, Dündar’ın ne kadar baskı yapsalar çıkar. Şeye ne kadar baskı yapsalar Özer'le kocası, gene ben söyleyeceğimi söylerim. Yani onlar istediği kadar bize baskı yapsın bundan sonra, a... koyayım, Necmettin Erbakan'a göndersem bir tane, bir tane de Çiller'e göndersem onların a.... girer. Ama ben göndermem. Hayatta düşmanımın .... karakterime ters düşer. Yani sen zannediyor musun ...Gedik, sen zannediyor musun? Yani simdi ben senin .. o, ona söyler

Hükümet Yara Alır, Susurluk Kurtulur, Ecevit de, Baykal da ...

Erol Evcil: Doğru, doğru haklisin.

Alaattin Çakıcı: Bu hükümet devrilmez ...istifa eder ama hükümet yüzde iki yüz yara alır, namussuzum onların, Susurluk...çıkar, herkes kurtulur. Şerefsiz ..Ecevit zaten şerefsiz, Deniz Baykal'da şerefsiz. Hükümet belki .....

Erol Evcil: Evet

Alaattin Çakıcı: Şeyde gider kendi gider, yüzde beş de oy kaybeder.

Erol Evcil: Evet

Alaattin Çakıcı: Mesut onurluysa tak istifayı.

Erol Evcil: Doğru.

Alaattin Çakıcı: Kendisini temize çıkarmak için tak istifa. Birşey diyor musun? Yani ben bu kaset konusunda artık sana hiç bir şey demeyeceğim. Hiç bir şey söylemeyeceğim. Nasıl biliyorsan öyle yap...hiç yani ..geldi geldi, gelmedi ...bir tane en ibne ..bu ....burada birinci ikinci üçüncü adam, ha ona .. bak diyeceğim, .. İstersen Erol kardeş ol, ben sana ..

Erol Evcil: Ya ben o... çocuğu muyum, öyle şey olur mu?

Alaattin Çakıcı: Hayır değil. Simdi biz yurtdışında yaşıyoruz, size ulaşamıyoruz o açıdan, ..Türkiye’desin diyelim hükümet ....her türlü ...sen Yavuz’u (Yavuz Ataç) aradın mı?

Erol Evcil: Aradım. Çok kırık konuştu bana nedense, çok soğuk konuştu.

Alaattin Çakıcı: Kim Yavuz mu (Yavuz Ataç)?

Erol Evcil: Ha ha.

Alaattin Çakıcı: Yoldaydı belki ondan

Erol Evcil: Yani bilmiyorum nedende, aradım Kemal

Alaattin Çakıcı: Kaçta? Aradığın zaman kaçtı? Biliyorsun 7 saat var

Erol Evcil: Onu aradığımda benim saat altıydı

Yavuz'lar Şengay'a Gitmişler

(Yoksa Mesut Yılmaz, Yavuz Ataç'ı Çakıcı'ya mı Takip Ettiriyor du?)
Alaattin Çakıcı: ..ben onunla konuştum, oranın ..şehrine gitmişti Şengay diyorlar anladın mı? Deniz kenarında oraya gitmişler. Ondan anlıyor musun, belki yol yorgunluğu falan

Erol Evcil: Bilmiyorum yani, bana çok soğuk konuşunca herhalde dedim oda bozuldu.

Alaattin Çakıcı: Yok canım o sana niye soğuk konuşsun, hayır yok Erol niye sana soğuk konuşsun. Neyse ben sana geçende dedim, bana deki, simdi de, yak onu de, yakmayanın anasını s...yim. Ne olacak a... koyayım? Altı üstü bir kaset ya, ben kasetle bir hükümeti devireceksem a... koyayım, benim .. Ben kabadayıyım ağabey biliyor musun, affedersin ...değilim.

Mafya Babası Değilim

Kim mafya babasıysa karısı s.... Mafya babası zehir satar, karı pezevenkliği yapar, silah kaçakçılığı yapar, vatan hainliği yapar, biz kabadayıyız, bir parça bizde kabadayılık varsa, ben kendi bu ..kabadayının bu şeyi anlıyor musun, ya ölmek, yada öldürmek anlıyor musun, bana bir .. Benim tarzımda değil, ben Dündar Kılıç'ın sesini aldım, kızını kendisiyle ilgili rezil edeyim, ondan sonra kafama, ya. Yargılamasınlar beni ..bunu da sen istedin. Ben sana Erol bir şey diyeyim benden sana gelecek zarar sadece nedir biliyor musun kardeşim? Sıkılırım, mağdur olurum, onu da affedersin belli etmem, asla konuşmam, bir daha mevzusunu yapmam, benim sana hayatta vereceğim en büyük zarar şeydir, ..senden ihtiyacımı gidermek için .. Erol .. Hissettim ki bir şey...yani gece gündüz telefonlar elimde, benim ümidim sensin, bilmem anlatabildim mi? Eskiden on bin kişiyle, on bin yoksa yüz kişiyle konuşurdum, değişik insanlar, bilgi alırdım, inan diyorum sana, ben bugün bir arkadaşımı aradım, iki senedir aramıyordum, Ali’nin sünnet olduğundan beridir aramıyordum, bu ikinci arayışım. İki senedir iki defa aradım, yani senin dışında da kimseyi aramadım, aramam. en son iki senedir, bende bütün .. Erol söylediği doğrudur, neyse boş ver. Erol rahat ol, boş ver kardeşim ya.

Erol Evcil: Ben rahat olamam ya. Yani

Alaattin Çakıcı: Erol bak kardeşim .. Niye olmayacaksın ..ama ben sana

Erol Evcil: Ya arkadaşım bu kadar kolay bitmemesi lazım yani

Alaattin Çakıcı: Ben senle arkadaşlığı ben senle düşman olmuşum mu kardeşim ya?

Erol Evcil: Düşman olmuyorsun, düşman olmak şey değil

Alaattin Çakıcı: Ya Erol bak simdi güzel, buna inanıyorsun sen değil mi. Bir adam başbakan papaz yani ...bir devlet adamı, benim hiç bir şeyim yok, bir kötü garip biri, ben sana düşman olsam bugünden sonra, bunu sana söylerim, oynamam seninle, oynasam zaten, iyi dinle, ben sana hep oynardım ...her ne dersen senin dümen suyuna girerdim, benim sana oynamadığım zaman zaman anlıyor musun, sana çıkışlarım, ama çıkışta, iste seni ezmek için asla değil, öyle şey olur mu ya? Yani kişiliğine senin zarar vereyim, mümkün değil. Benim isyanımı, yani sana bir anda tepki göstermem, o benim karakterimden kaynaklanıyor Erol. Yani kahpe değilim ki sana niye oynayayım yani?

Hayatımın Yüzde Sekseni Senle
Konuşurum seninle, nasıl hoşuma gitmeyen bir şey oldu, nasıl? Ne dedim böyle böyle, bizde ...günde altı paket sigara içiyorum elimde telefon, telefon, yüzde kırk, yetmişini seninle konuşuyorum. 5 saatlik, yüzde yetmişini sana ayırmışım. Belki de yüzde sekseni tamam mı? Canımı bile düşünüyorsam .. Ya, yani günde ..sigara içiyorum hesap et, onun için kardeşim ben ilk Allah’ın dediğine inandığın gibi, benden sana arkadaşlığımız bittikten sonra da, nasıl benden sana olmaz ...kahpe olsam sana tepki göstermem, şey Erol be, oynarım seninle, senin aynı senin dümen suyuna girerim, bak Erol inan bana yani, hayatta yapmam, sonra Erol ben sana bir şey anlatayım bak, bu lafımı benim unutma sen, sen orda bir s....mişle düşmansın, s...mişle yani tamam mı? Ben seninle yani hayatta anlıyor musun, arkadaşlığımız bitse bile biz öyle, yani bitmez de yani, öyle yani, çok seyrek görüşürüz, o senin düşmanına karsı seni yalnız bırakanın anasını bacısını s....yim, bir milyar, ben değil dünya s..., arkadaşız seninle iyi kötü, anasını avradını s...yim üç buçuk senedir anlıyor musun, hatırı var, be adam, ben karımla günde 15 dakika konuşuyorum, çocuklarımla toplasan ..10 saat konuşuyorum, hiç mi bunların hatırı yok? Kötü günlerimde bana ettiğin yardımın hiç mi bir hatırı yok? O konuda rahat ol, yani asla senin düşmanın olmam! Ben düşman dediğim adama da bir daha dostta demem.

Mesut Elini Ver Dese..
Özer benim hayatim boyunca düşmanım da, benim canımı istediler, sen öylemi zannediyorsun? Şey ..Gözlüğün (Mehmet Eymür) ..demesi, Yavuz’a (Yavuz Ataç) ..onlar istediler, anladın mı benim dediğimi? Ben Fırat köprüsünde anlıyor musun, altına düşsem Mesut Yılmaz desin ver elini yukarı çekeyim, elini s...rim ya! Senin hiçbir şey dikkatini çekmedi mi? Alo.

Erol Evcil: Dinliyorum ben seni?

Alaattin Çakıcı: Kim benim kalemimi kırdıysa, onun düşmanı, hiç dikkatini çekmedi, bir daha dost ..

Erol Evcil: Doğru.

Eymür Yeminle İnkar Etti
(Yavuz Ataç Ağabeysi Çakıcı'ya, Eymür Seni Öldürttürecek Demiş)
Alaattin Çakıcı: Sonra neydi onun ismi? Eymür ..yemin ederek inkar etti. Ben öyle şerefsiz adamı ...kardeşimsin fakat beni etmedi, çünkü Yavuz’un (Yavuz Ataç) lafı benim için geçerli, ben kalemi ...dost olmam. Ben Özal ailesiyle dostum. Sizlerle dost değilim, ....kalemim kırdığı şeyi doğrusu sen, birde Yavuz (Yavuz Ataç) ağabeyin ..gitmesi, onlar istediği kadar gitsinler, a...na koyayım. şey diyor ya Mesut ....

Erol Evcil: Haklisin.

Alaattin Çakıcı: Niye Erol bir şey diyor musun?

Erol Evcil: Ne diyeyim? Kendine iyi bak, yarin kaçta ararsın beni?

Alaattin Çakıcı: ..ben ...benim sana bir şey anlatayım ya, Allah’a nasıl inanıyorsan benim bu sözüme de inan. Benim sana asla silahım yok, asla ben bunu Yavuz’un (Yavuz Ataç) kendine de dedim, bir sana dedim, bir Erol'a dönmez. Benim biri karımın ırzına geçecek, o zaman döner, birde canıma kast. Dönmez kardeşim, bu yani, ben sana vereceğim en büyük ceza konuşmamak. Yavuz’a (Yavuz Ataç) da vereceğim en büyük ceza konuşmamak. Konuşmam, aramam, sormam etmem. Bilmem anlatabildim mi? Eğer biz böyle dostluk yapmışsak, birbirlerine vereceği ceza budur, başka bir şey değil. Yani bu ..şu adamı ..ben ona da dedim, yüzüne dedim, ya senin candan dedim bana ..yani getirmiyor ki, belki Yavuz (Yavuz Ataç) buraya Operasyon Başkanlığı’na geldiği zaman, belki de benlen anlıyor musun bak sana bunu söylüyorum, belki de çok az konuşur, anladın mı dediğimi yani?

Erol Evcil: Ha ha

Onu Oraya Getirmek Değil (Yavuz Ataç) Muhafaza Etmek Önemli
Alaattin Çakıcı: Yani ben ona kızmam, niye biliyor musun? Yani ben ona inanmışım, kızmam. Niye? Konumundan dolayı, rahatsızlık ona vermeyeyim diye, yada her gün aramam, haftada bir özel telefondan ararım. Çünkü o adam benim, hep arkasında olmalıyım, sen hep onun arkasında olmalısın. Onu oraya getirmek önemli değil, getirdikten sonra muhafaza etmek, yanlış mı diyorum?

Erol Evcil: Doğru söylüyorsun, doğru haklısın.

Alaattin Çakıcı: Getirmek değil geldikten sonra onu almamak.

Erol Evcil: Haklısın.

Alaattin Çakıcı: Ben seni aramam! Yalnız sana söyleyeceğim su, yanlış anlama istediğin an bende olan ..al

Erol Evcil: Benim sende hiç bir şeyim yok.

Alaattin Çakıcı: Yani

Erol Evcil: Varsa bir hatırım vardır, hatır kolay kolay alınmaz, yani onun dışında benim sende hiç bir şeyim yok, eğer sen bir daha bana böyle bir şey söylersen beni çok kırarsın inan ki. Sen biraz bana ağabeylik yapıyorsan bana böyle bir şey söyleme, konuşmazsan, yani arada sırada ararsan çok üzülürüm, gerçekten çok üzülürüm, çünkü bende hayatımı sana göre ayarladım, çok üzülürüm ama bir daha bana sakın ha şey söyleme, eğer birazcık bana bir kardeş gibi görürsen, oğlunla kardeşin olarak görürsen, ben seni ağabeyim gibi görüyorum, sakin bana böyle birşey söyleme ama

Alaattin Çakıcı: Erol bizim dostluğumuz kardeşliğimiz her tür...birbirimizi ...

Erol Evcil: Alo, sesin hiç gelmiyor.

Alaattin Çakıcı: Alo.

Erol Evcil: Sesin hiç gelmedi.

Alaattin Çakıcı: Bak simdi sana birşey anlatacağım. Altı senedir benim arkadaşımsın ...gördün?

Konsolos'a Uğradım
Erol Evcil: Hayır ben senle konuştuktan sonra Konsolosa uğradım, döndüm geldim. Geldiğimden beri seni aradım. Başka bir şey yapmadım.

Alaattin Çakıcı: Hangi o şey Konsolos mu, Amerikan konsolosu mu?

Erol Evcil: Hayır hayır, ...da uğradım, onları da geri almadım, devam ediyor onlar, onlardan alacağım. Dinlemeyeceğim seni daha daha doğrusu alacağım. Olsun.

Alaattin Çakıcı: Canım bir ara yerleşip, bir an check-up yaptırmam lazım.

Erol Evcil: Dediğim gibi, sen kendine çok iyi bak.

Alaattin Çakıcı: Yok check-up yaptıracağım. İnan ben iyi değilim çünkü, koltuk makinesi böyle oldu mu her an oluyor ağabey ya, eskiden yürüyordum iste bir üç saat yani, sigara içmiyordum, o zaman için de yani günde 6-7 saat içmiyordum, çünkü geliyordum, yıkanıyordum, kurulanıyordum öyle zaman geçiyordu. Şimdi otel odasının içinde pofur pofur sigara, sigara, sigara, simdi stres. Erol yani sen rahat ol biz kardeşiz ya yani seninde sinirlerin bozuk bana ...

Erol Evcil: Benim sinirlerim bozuk değil tamam mı ben gerçekten çok üzülüyorum yemin ediyorum yani

Alaattin Çakıcı: Geçen gün yine bir anlık tepki gösterdin, şeyi aradın kızarak neydi onun

Aşık Denen O ....
Erol Evcil: Tepki göstermedim yahu, şurada anlatamıyorum sana tepki gösterdiysem adiyim, belki senin söylediğin doğrudur diye düşündüm ya. Çünkü bu adamları sen tanıyorsun hayat tecrüben, ben kesin tepki falan göstermedim, eğer tepki gösterdiysem şu an, sonra düşündüm belki senin dediğin doğrudur, açtım, bir şu, onun dışında sana tepki gösterir miyim, niye sana tepki göstereyim ben ya, biz seninle bu kadar, o kadar kader birliği yapmışız, bu kadar zorlukları yenmeye çalışmışız, şu ana kadar kimseye mahcup olmamışız, hiç kimseye eyvallah etmemişiz, tek ikimize dönmüşüz, saatlerce konuşmuşuz, ben sana niye tepki göstereyim? Zaten bizim seninle birbirimize tepki, sen bana göster, bir kere büyüğümsün, ben sana niye tepki göstereyim ya? Tepkiden değil, sen çünkü o Aşık (Eyüp Aşık) deden o deyyusu da benden önce tanıyorsun. Gedik (Mehmet Gedik) benim arkadaşım. Ulan belki ben yanılmış olabilirim diye düşündüm, o anda onu düşündüm zaten, telefonu çevirirken yani o anda onu düşündüm, belki doğru söylüyordur, belki böyle yaparsak başarılı olur diye düşündüm, çünkü benim, ben bir şey yaparken farkındaysan çok düşünürüm, acaba nasıl yapar, nereden ne gelir, ortam nedir, bir de ortamı ben burada yaşıyorum ya itler beni kandırıyorlar, çünkü hep bana iyi diyorlar, ben yani bu işi bu şekilde değil de

Herkez Telefonlarımızı Dinliyor, Devlet YurtDışından Kaç Kelle Almış
Alaattin Çakıcı: Ya simdi onlar şunu da şey ediyor, ben o kadar aptal da değilim. Sen onun konuştuğuna...Türkiye’de bütün herkes seninle benim telefonlarımı dinliyor, benden, ben onu da biliyorum.

Erol Evcil: Kim?

Alaattin Çakıcı: Ha, Türkiye’de simdi diyorlar, yurtdışından biliyor musun, tim gönderir onun kellesini alırız, bugüne kadar kaç tane kelle almış devlet yurtdışından, soru soruyorum, bir de herkes herkesi kandırır. Bana inan ha, bana bir şey yaparlar, tezgah kurarlar, uluslararası alanda yapıştırırlar da, benim gelmem bir senemi alır. Biliyor musun, yapıştırırlar da benim gelmem oraya bir sene alır, bir sene bunlar da kalmaz orda. anladın mı benim dediğimi?

Erol Evcil: Ya bunlar kelle melle alamazlar, tamam mı bunlar hep .. Kimse yok, hiç böyle bir şey yok tamam mı?

Alaattin Çakıcı: Hayır, hayır sana dedi demiyorum, düşüncelerimi diyorum, anlamadın.

Erol Evcil: Benim telefonlarım dinleniyor tabii, ya benim telefonum, ya bir kere bu adamların bu kadar küfürden sonra bir adamın seni beni sevmesi, bu adamlar kasetleri dinliyor, bu şeyleri dinliyorlar telefonları. Bu kadar ettiğimiz küfürlerden, bu kadar sonra bir adamın bizi sevmesi, ya şey yani, yaşamın tabiatına aykırı ama ben de sana tepki göstermedim ya, tepki sana gösterir miyim ya, ben belki dedim .. Bu gün Esat’la da konuştuk, ya, ya patron verelim anasını sikelim dedi ya, yani bir bildiği var ki ..

Eski Kaset-Yeni Kaset
Alaattin Çakıcı: Hayır ben verelim demiyorum sana Erol, hayır sen benim dediğimi yanlış anladın, onu karşı tarafa veririz, veririz ile verelim ayrı şeyler Erol, benim arkadaşımsın, öylede yani öbür tarafa veririz, çünkü bunlar iyi dinle simdi beni yani .. Önemli değil bu kaset maset falan .. Eski kaset .. Sana yeniyi gösteririm.

Erol Evcil: Nasıl anlamadım.

Alaattin Çakıcı: Eğer bu arada, yani bu arada bunların üstüne gidilmezse Yavuz (Yavuz Ataç) gelmez.

Erol Evcil: Ha iste onu ben düşünemiyorum yani, senin yapmak istediğin o senin yapmak istediğin .. Şöyle böyle bir kaset var tamam mı, ha belki ben hatalıyım burada. ben de istiyorum ki adamlar getireceğiz diyorlar, ha belki benim hatam şu, ulan bunu versem zorla getirecekler adamı, s.. s... getirecekler. Ha ama su acaba dedim, ya onu ben göremiyorum, ulan diyorum, bu kadar numaramı yapıyor bu i...ler bana, bekleyeceğiz ya çünkü.

Alaattin Çakıcı: Ya Erol'um daha evvelden ne dediler getiriyoruz, e bu herifin yanına gönderdiler üç saat konuşturdular, sonradan birden değiştirdiler bunlar, değişen adam bunlar değil mi ?

Erol Evcil: Esat da dedi ya, dedi bu adam bu kadar şey yapıyorsa dedi senin için bu kadar, .. zorlamasının bir nedeni var, niye şey yapıyorsun dedi patron dedi, ulan sonra bir düşündüm ulan dedim acaba yani ben değil de benim yaptığım harekette mi bir yanlış var? Onu ben de düşündüm acaba dedim biz bu adamlara ya arkadaş böyle bir şey var diyip zorlamak daha mı iyiydi diye düşündüm dedim, burada korktum ters teper olay diye şaaptım.

Alaattin Çakıcı: Yalnız Erol ben sana bir şey anlatayım, ters olsa ne olur, düz olsa ne olur?

Erol Evcil: Ya ters olsa arkadaşı getirmezlerdi. bana tersinden, sana, bana değil, ters teper olay, olacak işi yapmazlar diye düşündüm.(Erol sürekli öksürüyor.)

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kanını Emenler
Alaattin Çakıcı: Erol bunlar bunu biliyorlar ki ben bir tane ya çaktırırım bir ANAP milletvekilini içlerinden, en i..sini, Türkiye Cumhuriyeti’nin anlıyor musun, kanını emenlere, anlıyor musun, hep parmak kaldıran beyinlere çaktırırım, Türkiye kalkar bu kaseti koyar, o istediği kadar Aydın Doğan'a anlıyor musun şey yapsın, .. kredi versin, .. Türkiye’de anlıyor musun beşinci sınıf bir televizyonu da programlarsın istediğini yayınlattırırsın. Ben bunu daha evvel, yayın yaptım yani ki, o zaman elimde ne kaset vardı ne bir şey, yalan mı, doğru mu?

Erol Evcil: Doğru.

Alaattin Çakıcı: Hiç inanmıyorum.

Erol Evcil: Ya doğru, ama burada ya onların hepsi olur ve onların hepsinde başarılı olursun.

Alaattin Çakıcı: Simdi sana bir şey anlatıyım. Altı aydan beri karısının ne a.. kaldı ne g... ne bilmem neyi, zaten bu adam bize düşman, biz buna küfür etmeden bizim kalemimizi kırdı.

Erol Evcil: Onu söylüyorum ya, bize bu adamların bu kadar küfürden sonra, demek bunu biliyor, karısına küfrettik, karısının milletvekilinin onunla yatıp kalktığını söyledik telefonlarda, adamın bu yüzden geberdiğini söyledik, bunların, ya artık bu saatten sonra bu adamın sana, bana dost olması mümkün mu ?

Elazığ'lı, Tansu Çiller Kasete Ne Verir Demiş?
Alaattin Çakıcı: Değil, onu diyorum ben sana ha, bunlar bilsinler ha, elde bir kaset var, bu kaset şeye gider, neydi onun ismi kadına, (Tansu Çiller) kadın bu kasete ne verir sence?

Erol Evcil: Kadın bu kasete 150-200 milyon dolar para verir.

Alaattin Çakıcı: Ya

Erol Evcil: Bak ben sana bir şey söyleyeceğim, bunu söyleyen bu Elazığlı (Mehmet Ağar), eğer bu kadın bu kasete 200-300 milyon dolar para vermezse ben dedi adımı değiştireceğim dedi ya, bu kasete kadın 300-400 milyon dolar, 500 milyon dolar para verir, bulur buluşturur, bu paraları verir. Bizim şu anda milyon dolarlara sıkıştığımız devrede, biz .. yapmadık yani, bu kadar şey, bu paraları verir ve bu hükümeti de düşürür kadın, yani bunların hepsi doğru fakat bunların hepsi de olur, ama benim sana söylediğim ben şu anda tepki göstermedim, belki de senin yaptığın doğru diye düşündüm, ben orda ve biz bunu senden sonra Esat’la kritiğini bir saat yaptık, ya ondan sana çok da hak verdim ben, dedim ki yani adamları benden iyi tanıyor, sonra ben de düşündüm, ulan dedim yani madem böyle bir şey var, bir kopyasını ver dinlet, hatta .. yollamam lazım diye düşündüm. Ver bir kopyasını da Gedik (Mehmet Gedik)'e git kardeşim bunu da dinlet, dinle, bunu da dinlet, sunu da, ondan sonra ona göre, ha bize ne diyecekler bunlar, tamam mı, ne diyebilecekler ki? Simdi bana nasıl tavır alacaklar bunlar? Benim maliye üzerime gelemez, zaten bütün defterlerin, bütün hepsini maliye aldı, altı aydır bütün defterler teftişte, hiç bir şey de çıkaramadılar, bütün defterler Maliye'de. Her bokumu incelerler, fabrikamı elimden alırlar, ha o zaman ne yapacaklar? Bir kere beni tutuklayıp götürmeleri lazım .. Seni ne yapacaklar? Adamın aynen söylediği şu, bu canlı gelmemesi lazım diyor dediler, Ha artık ne olacak? E seni .. artık, benim bunlardan çekindiğim bir şey yok ki,. ben burada onu söylemekteki amacım, sana ulan bu adamlar bu isi belki de yapacaklar, eğer biz böyle şey yaparsak bize ters teperler, yani o arkadaşı getirmezler.

Kaseti Çiftliğe Yollayalım
Alaattin Çakıcı: Bende diyorum ki hayır, ben de sana dediğim şey, yapsınlar kaseti çiftliğe yollayalım, anladın mı dediğimi? Ha kasetteki, ağabeyimizle, o ağabeyimizle birbirimize namus sözü vermişiz, biz o ağabeyi rahatlatacağız, dediğimizi yapacağız.

Erol Evcil: İşte burada benim atladığım şu var, bak senin hakli olduğun şu var; sen diyorsun ki yollayalım biz bu kaseti adamlara, ben de diyorum ki acaba zorlamadan yapabilir miyiz? ha ben şunu atlıyorum, ulan bu i...ler tamam mı, bu kaseti görürlerse tamam mı, ters teperse, yapmak zorunda kalırlar.

Alaattin Çakıcı: Yapmak zorunda kalırlar Erol. neydi onun ismi? O kesin gider istifa eder, tüm meslek hayati gider.

Erol Evcil: Nasıl ?

Eyüp'ün Siyasi Hayatı Biter
Alaattin Çakıcı: Eyüp’ün bütün siyasi hayati gider, yalan mı, doğru mu? Bakanlıktan gider, siyasi hayatı da gider.

Erol Evcil: Ya hükümet de gider, ben sana söyleyeyim, Eyüp’ün istifa etmesiyle, Mehmet Ağar ne oldu, istifa etti, Susurluk patladı. Eyüp'ün istifa etmesiyle bu olayı kapatabilirler mi? Şu an Eyüp ne diyor sana, diyor böyle, tamam oradan .. Yani direk şeyi bağlar Mesut Yılmaz’ı bağlar bu iş.

Alaattin Çakıcı: Evet diyor, Mesut Bey dedi ki diyor, yerini değiştirsin, yerini değiştirsin, sana haber gönderen adam canını ister mi diyor.

Erol Evcil: Evet yani o şekilde teyit ettikten sonra yani .. Bir saat sonra istifa etmesi lazım.

Mehmet Ağar Boş mu Duracak
Alaattin Çakıcı: Yani .. Ayni şekilde bunlar zannediyor ki bu kaset, ben bu kaseti bir televizyon yapımcısına verdim, üç, dört arkadaşıma gönderdim. Enselendiğim an şakır şakır senin dediğin gibi kasetler bakıyormuşsun piyasada dolu. Mehmet Ağar boş mu duracak.

Erol Evcil: Mehmet Ağar çok iyi zamanını ayarladı simdi, kendine göre bir zamanı ayarladı o, bizden haber bekliyor yani bu işten şey yapıyor herkes, bu işten ve bu iş duyuldu artık. bu iş,

Türkiye Gazetesi Bu İşi Yazdı
Türkiye Gazetesi yazdı bu işi, gazeteyi yarın getirttireyim, okuyacağım sana gazeteyi.

Alaattin Çakıcı: ..

Erol Evcil: Nasıl ?

Alaattin Çakıcı: ..

Erol Evcil: Yarın getireceğim sana gazeteyi, okuyacağım. Ben okumadım, ben dışarıdayken arkadaşım bana okudu, gazeteyi getir dedim, bugün. yarın geliyormuş Bursa'ya, yarın al gel gazeteyi, sen yarın telefon açtığında gazetedeki şeyi okuyacağım.

Yaşar Okuyan'a Bir Tane Çaktırayım
Alaattin Çakıcı: Bak şöyle bir şey anlatayım, 45 yaşındayım, hayatımda hep doğru bildiğimi yaptım, ha bak benim için doğru veya başkaları için veya başkaları için benim doğrularım yanlış olabilir. .. Hükümetin .. ki şu Gedik (Mehmet Gedik), var ya Gedik bir tane çaktırayım ona, yarın kaseti verdireyim hükümet düştü, o bir, Yaşar Okuyan'a bir tane çaktırayım hükümet düştü, ..herhangi bir ANAP Milletvekili’ne bir tane çaktırayım hükümet düştü, kaset devreye girdi. İki tane, üç tane ilin İl Başkanlarına çaksak hükümet gene düştü .. Ama biz i... arıyoruz yani .. Hepsi i... değil, hepsi p... da değil ..

Erol Evcil: Bir dakika bekler misin telefona bakayım.

Alaattin Çakıcı: Tamam

Erol Evcil: Alo

Alaattin Çakıcı: Efendim Erol

Erol Evcil: Ha dinliyorum şimdi

Alaattin Çakıcı: Yani .. Tam ben bu işe iki senedir, üç senedir .. kavgasıyla, problemliyim yani .. Beni yurtdışına amına koyduğumun karısıyla Korkut, Sönmez Korkmaz neydi o i...nin gidenin ismi?

Erol Evcil: Köksal Sönmez

MİT'in Emriyle Gittim. Londra Konsolosluğu'nda Evraklarım Var.
(Londra'da Hangi MİT Görevlisi Vardı Acaba?)
Alaattin Çakıcı: Onların emriyle gittim ben kardeş, direk ikisinin emriyle, Yavuz’a (Yavuz Ataç) bağlı olarak gittim, bak hayatımı kaybettim, yani onu anlatıyorum, ha bunlar yok dediler, yok dediyseler, Londra Konsolosluğunda elimde evraklarım var .. A.... koyuyum ben bunun,. vatani milleti düşünen yok, kimse düşünmüyor. Türkiye Cumhuriyeti'ndeki .. ölsün sokaktaki insan, kimse düşünmüyor yani, her gelen oraya kendi ekibini güçlendiriyor.

Erol Evcil: Doğru haklısın.

Eyüp Benle Konuşana Kadar Mesut Hep Tedirgindi
Alaattin Çakıcı: Onlar bitecek .. Anladın mı benim dediğimi? Eyüp benimle konuşana kadar Mesut hep tedirgindi. Konuştu, ha konuştum ikna ettim, rahatladılar, bilmiyorlar ki kuyrukları bizim elimizde .. Saat kaç oldu ?

Erol Evcil: Bir dakika

Alaattin Çakıcı: Yarim mı ?

Erol Evcil: Saat 12, 12'ye geliyor on var.

Alaattin Çakıcı: Bu öbür i... aradı mı seni ?

Erol Evcil: Hangisi

Alaattin Çakıcı: O, hani şey ..

Erol Evcil: Nasıl ?

Alaattin Çakıcı: Gedik (Mehmet Gedik), Gedik

Erol Evcil: Gedik (Mehmet Gedik) beni arayamaz, ev telefonlarımı benim kimse bilmez. Gedik'in elindeki telefon 295-9060 cep telefonuydu benim, o da şirkette kaldı, bu telefona bunlar takıldı, bir de zaten 87 vardı. Aramıştır beni mutlaka aramıştır, ben sekize doğru geldim Bursa'ya, şirkete gitmedim direk eve geldim, ama aramıştır beni, ben aramadım ama yani, ben ondan sonra hiç aramadım. Seninle konuşmadan aramak istemedim.

Alaattin Çakıcı: Yani benim dediğim şu Erol ..

Erol Evcil: Alo

Alaattin Çakıcı: Yavuz Ağabey’i (Yavuz Ataç) getirseler baştan göndermezlerdi yani, onun için anlatmak istediğim şu yani, benim güzel kardeşim onlar oyalıyorlar tamam mı, senin belki neydi onun ismi, o Gedik (Mehmet Gedik) ha .. Biliyor.

Erol Evcil: Nasıl anlamadım.

Alaattin Çakıcı: Arkadaşın çünkü, Gedik'i sevdiğini de biliyorum, belki çok iyi adam da olabilir, ben tanımıyorum yani, çok iyi insan da olabilir, herkes kendi arkadaşı için savaşır, normal, o da senin arkadaşın, ama doğru olan bir şey var, zamanı kaybetmeden elimizdeki fırsatı değerlendirelim, Yavuz’u (Yavuz Ataç) getiriyorsalar getirirler, ben ona haber gönderdim, bunu söyledim dedim .. Yoksa ikisine bir mi söylemek istedin ?

MİT'tekini Bir Arayayım mı?
(MİT'teki Kim Acaba?)
Erol Evcil: Ben Kel’e (Eyüp Aşık) söyle dedim. MİT’tekini bir arayayım mı adamı, ne diyorsun ?

Alaattin Çakıcı: Ha ?

Erol Evcil: Arayayım mı adamı ?

Alaattin Çakıcı: Arıyorsan ara bakalım ne diyor, ona ne dedi biliyor musun?.. Bu adam .. ha, Yavuz (Yavuz Ataç) geriye gelirse .. Ben sana söyleyeyim, o adama söyleyen benim, ha bana da söyleyen anlıyor musun ayni sana söyleyen var ya, eğer senin arkadaşınsa söyle, ben ne dersem benim arkadaşım benim dediğime gelir.

Mehmet Gedik İşi Biliyor
Erol Evcil: Ya onu söyleyen ben olduğumu biliyor Gedik (Mehmet Gedik).

Alaattin Çakıcı: Ha biliyor mu

Erol Evcil: Biliyor söyledim ben ona

Alaattin Çakıcı: Ha anladım

Erol Evcil: Yani kaseti onu ben söyledim ona, ya ben söyledim bunun şeyi benim dedim. Onu ben söyledim ona Gedik (Mehmet Gedik) biliyor işi.

Alaattin Çakıcı: Peki bu adama i...lik yapmıştım, söyleyen de benim .. Hakikaten de

Erol Evcil: Nasıl, nasıl anlamadım.


(Kesiliyor)




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11