Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

Apo'yu Niye Verdiler?

17/5/2005 - 03:23 - AtinYorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

"Bize niye Apo'yu verdiler onu hala ben de bilemiyorum. ....Ama sonunda hayirlisi oldu. Apo konusunda hiçbir sart getirmediler bize."

Bu sözleri söyleyen Türkiye Cumhuriyeti'nin eski Basbakani Bülent Ecevit.

Sabah Gazetesinin 13 Nisan 2005 tarihinde yaptigi mülakatta aynen böyle diyor. Eger benzer diger mülakatlarini okumasam acaba yanlislik mi var diye tereddüt edecegim.

Sonunda hayirlisi olmus..? Terör örgütünün basinin Türkiye'ye getirilisinde nasil bir hayir oldugu gözler önünde. Hem daha bitmedi, filmin devami da var...

Ecevit "Apo konusunda hiçbir sart getirmediler bize" diyor. Acaba hatirlamiyor mu?

Atin'de alti yil önce, 23 Mart 1999'da kaleme alinan "Öcalan'in Suriye'den Çikisi - Yeni bir stratejinin baslangici mi?" baslikli yazinin bazi bölümlerini hatirlatmakta yarar var:

"4 subat 1999 aksami, olagan gibi gözüken her sey, az sonra gerçeklesecek randevuyla, bambaska bir boyuta tasinacakti.

Amerikan gizli servisi CIA’ nin Ankara temsilcisi, Yenimahalle’de bulunan, Türk gizli servisi MIT’in resmî konutundaki randevusuna tam saatinde geldi. Iki gizli servis mensubu karsilikli nezaket sözcüklerinin sonrasinda is konusmaya basladilar. Amerikali casus, MIT Müstesari Senkal Atasagun’a çok önemli bir teklifte bulunuyordu.

CIA yetkilisi, MIT Müstesari’na, PKK terör örgütünün basi Abdullah Öcalan’in ortak gerçeklestirilecek bir operasyonla yakalanmasini ve Türkiye’ye getirilmesini öneriyordu.

Saat 21.15 sulariydi. Senkal Atasagun olayla ilgili biraz daha bilgi istedi. CIA yetkilisi ne istendigini anlamisti. Amerika, Türkiye’ye Abdullah Öcalan’i teklif ediyordu. Ama sarti neydi? Amerika Öcalan’i niye Türkiye’ye verecekti?

Amerika’nin sarti açikti:

“Operasyonu Amerikan ve Türk ekipleri gerçeklestirecek. Ancak ne olursa olsun Abdullah Öcalan Türkiye’ye sag olarak getirilecek, mahkemede adil olarak yargilanacak ve öldürülmeyecekti.”

....Amerika sart olarak, Abdullah Öcalan’in sag olarak Türkiye’ye getirilip, yargilanmasi ve öldürülmemesi konusunda garanti ve güvence istiyordu. Onlara göre en önemlisi buydu. Türkiye’nin Öcalan’i yok etmek konusundaki daha önce gerçeklestirdigi operasyonlardan haberdar olan Amerikan yönetimi, Öcalan’in sag ele geçirilmesinde israrliydi.

Senkal Atasagun, Amerikali temsilcinin sözlerini dikkatle dinledi. Bu konudaki karari tek basina vermesinin mümkün olmadigini aktardi.

Atasagun, Basbakan Bülent Ecevit’e ulasti. Ecevit o sirada Disisleri Bakani Ismail Cem’in verdigi bir yemek nedeniyle Çankaya’da Basbakanlik Konutu’nun hemen altinda bulunan Disisleri Konutu’ndaydi. Konu çok özeldi ve hemen görüsmek gerekiyordu. Ecevit, ”gelin” dedi. Atasagun’a basbakanlik konutunda randevu verdi.

Saat 22.45’de Basbakan Ecevit ile MIT Müstesari Senkal Atasagun basbasa görüsmeye basladilar. Ecevit, CIA yetkilisinin aktardiklarini duyunca, Cumhurbaskani’na bilgi vermek gerektigini söyleyip, Süleyman Demirel’i aradi.

.....Saat 23.10’da olaganüstü zirveye kapilarini açmisti Kösk.

Cumhurbaskani Süleyman Demirel, Basbakan Bülent Ecevit ve MIT Müstesari Senkal Atasagun konuyu tartismaya basladiklarinda Genelkurmay Baskani Hüseyin Kivrikoglu da toplantidaki yerini aldi. Kapida gazeteciler yoktu. Toplantidan bakanlarin dahi bilgisi olmamisti. Ankara’da çit çikmiyordu.

Atasagun kendisine iletilen teklifi aktardi. Amerika’nin sarti kabul edilebilir bulunuyordu. Öcalan, sag olarak ele geçirilirse, Türk gizli servisinin elemanlari kendisini “sag ve saglikli” olarak Türkiye’ye getirecekler ve adalete teslim edeceklerdi.

Genelkurmay Baskani Kivrikoglu, Öcalan’in “teslim edilebilirligi konusuna çok güvenmedigini” belli ediyordu. Ama bu operasyona girilmeliydi.

Operasyonun bütün sorumlulugu Senkal Atasagun’a verildi. Operasyon basindan sonuna kadar MIT’e ve müstesarina teslim edildi. Atasagun’un istegi üzerine Genelkurmay Istihbarat Dairesi’nin basinda bulunan General Fevzi Türkeri de, çalismaya dahil edildi.

Atasagun, Çankaya Köskü’nden ayrildiktan sonra yeniden konutuna, kendisini beklemekte olan CIA yetkililerinin yanina döndü.

“Tamam” dedi, “Abdullah Öcalan sag olarak getirilecek ve yargiya teslim edilecek. Bagimsiz Türk yargisi kendisini en adil bir sekilde yargilayacak.”

Asrin gizli servis operasyonu iste bu sözlerle baslamis oluyordu. Iki gizli servis arasinda hemen oracikta bir kâgit üzerinde basit bir protokol yapildi."


Neticede Amerikalilarin düzenledigi bir operasyon neticesinde Öcalan Kenya’nin baskenti Nairobi’de Türk uçagina teslim edildi ve16 Subat 1999 tarihinde Türkiye'ye getirildi.

Öcalan'in yakalanmis olmasi o tarihte Ecevit'e ve MIT Müstesarina büyük prestij sagladi ve bu hava uzun bir müddet devam etti. Bu zafer sarhoslugu içinde kimse Öcalan'in neden teslim edildiginin sebebini arastirmadi.

Tekrar geriye dönelim ve alti yil önce ne demisiz bir göz atalim:

"Ne olmus, ne degismisti?. Sabrimizin tasmasi, mesru-müdafaa hakkimizin kullanilmasi için 19 yil kan akmasi mi gerekliydi?

Yoksa olayin ne kadar ciddi oldugunun yeni mi farkina varmistik?

Neden bu çikislar 10 sene, 15 sene önce veya büyük bir katliamdan sonra yapilmadi?

Türk Istihbarati yillardan sonra Suriye’de Öcalan’in barinaklarini saptamis ve kontrol altina almisti. Bataklik tespit edilmis, kurutulmasi an meselesiydi. MIT içinde Öcalan’a karsi basarili aktif faaliyet yürüten bu kadro neden birden bire dagitildi?

Öcalan Suriye’den çiktiktan sonra Rusya gibi bir ülke onu himayesine alip Suriye emsali “burada yok, isterseniz heyet yollayip kendiniz bakin” deseydi ne yapacaktik? 19 yilin çalismasini sifirlayip, yeniden yillarca yerinin tespitine mi çalisacaktik?

Amerika destek vermeseydi, gelismeler ne sekilde olurdu? Öcalan’i kendi imkanlarimizla, milli operasyonlarimizla yakalayip getirebilir, zafer isaretleri verebilir miydik?

Banka olaylarinin gündemde oldugu bir tarihte neden Cavit Çaglar’in uçagi?

Amerika neden daha önce destek vermedi de simdi verdi? Kuzey Irak’taki yeni yapilanma ile Öcalan olayi arasinda bir münasebet var mi?

Iste bu sualler, yeni bir suali: “Öcalan’in Suriye’den çikarilmasi acaba yeni bir stratejinin, PKK’nin siyasallastirilmasi ve legalize edilmesi hareketinin baslangiç noktasi mi?” sualini akla getiriyor."


Simdi Abdullah Öcalan'in yeniden yargilanmasi söz konusu olunca kiyamet kopuyor, bu günkü hükümet fena halde suçlaniyor.

Peki "Öcalan'in neden verildigini" bilmeyen eski Basbakan'in, zamanin Cumhurbaskani'nin, devlet namina söz verip protokol imzalayan, "Apo'yu getiren de biziz, asilmamasi için en büyük mücadeleyi veren de biziz" diye beyanatlar veren MIT Müstesari'nin bu menfi gelismelerde hiç mi vebali yok?

Acaba Kara Kuvvetleri Komutani Orgeneral Atilla Ates'in 19 yil sabrettikten sonra Suriye'ye seslenerek sabrimizin tastigini belirten çikisiyla içine girilen süreç ile Amerikan istihbaratinin "Öcalan'i teslim edelim" teklifi arasindaki zamanlama faktörü sadece bir tesadüften mi ibaret?

Malum medya hala Öcalan'in Türkiye'ye getirilmesini büyük bir basari olarak gösteriyor. Öyle ki geçen gün gazetelerde emeklilik dilekçesi veren Senkal Atasagun'dan sonra MIT'in deneyimli yöneticilerinden Emre Taner'in Müstesarliga getirileceginden bahsederken dahi onu basarili göstermek için "Operasyonlardan sorumlu en kidemli Müstesar Yardimcisi olarak, PKK elebasisi Abdullah Öcalan’in yakalanip Türkiye’ye getirilmesi operasyonunun arkasindaki isimlerden biriydi" diyorlar.

Emre Bey'i bu operasyonla anmak ona yarar degil zarar verir.

Bu operasyonda bir basari varsa, sonradan elimizde patlayacak olan paketi neden aldigini bilmeyen, uçaga koyup getirenlerde degil, neye verdigini bilenlerdedir. Gerçek operasyon budur ve hakiki operasyoncular da paketi teslim edenlerdir.

Türkiye'nin aldatildigi ve zokayi yuttugu bir operasyonu kendi açimizdan basarili saymak safliginda ötesinde bir sey...




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11