Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

MİT Raporu Ekleri - Musevi Vatandaşların İfadeleri

18/9/2003 - 04:08 - Atinİlgili Bağlantı Yorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

İfade Sahibi Esra Boz

İfade sahibi aslen Urfa İli Merkez Askeri Mahallesi Nüfusu’na kayıtlı olup, İstanbul 1945 doğumlu Musa ve Ester oğlu, halen İstanbul İli Nişantaşı.................. sayılı yerde ikamet eder. Esra Boz’un alınan ifadesinde soruldu:

Halen İsviçre’nin Cenevre şehrinde ikamet eden ve Türkiye’den 1980 yılında ayrılan babam Musa Boz 1978 yılına kadar normal olarak düzeltiyorum, Katırcıoğlu İş Hanı’nın yanmasından sonra tahmin ediyorum 1975 yılının Aralık ayından sonra, üvey ablasının oğlu Albert Shamash isimli şahısın para yardımı ile faizcilik işine başladı. Albert Shamash Irak asıllı olup, Yunanistan’da uyuşturucu bulundurmaktan 4 yıl ceza alan, Mısır’da yine uyuşturucu madde bulundurmaktan idam cezasına çarptırılan ve firar eden bir şahıstır. Babama gönderdiği sermayeye karşılık kendisi de kar ortağıydı. Babam yarı yarıya para talep eden şahıslardan aldıkları faizleri, yani karları % 50, % 50 paylaştırdı. Babam bu işi yaparken bazı transfer işlerine de adı karıştı. Bu devamlı olmamakla beraber 1978-1980 yılları arasında devam etti. İsimlerini daha sonra vereceğim şahıslar gibi Türkiye’de transfer talebi aldığı şahıslardan aldığı Türk parasına karşılık, yurt dışında bulunan Albert Shamash’ın yardımı ile döviz olarak istenilen yere ulaştırıyordu. Yani yurt dışında dövizi Albert Shamash teslim ediyordu. Yine kar aralarında paylaşılıyordu. Tahminen 8 yıl kadar önce Albert Shamash Türkiye’ye geldiği bir sırada babam Albert’i Fahrettin Aslan ile tanıştırmış, Gazinocular Kralı olarak bilinen Fahrettin Aslan yurt dışına her çıkışında Albert ile sık sık buluşurlardı. Babamın yazıhanesi 1980 yılında polisler tarafından basıldı. Basılma nedeni ise döviz ihbarı vardı. Herhangi bir suç unsuru bulunmadı. Biz araştırdığımızda asıl işin zamanın Emniyet Müdürü Şükrü Balcı tarafından gönderildiğini öğrendik.

Babamın yazıhanesine polisler baskın yaptıktan sonra bazı isimlerden para istenmeye başlandı ve Emniyetin elinde sözde bizim yazıhaneden ele geçirilen dekontlar olduğu havası verildi. Para istemeler, Fahrettin Aslan tarafından zaman bizzat, zaman zaman da Niso Morena tarafından olmaktaydı. Bildiğim kadarıyla bu paralar zamanın Emniyet Müdürü Şükrü Balcı, Fahrettin Aslan, Albert Shamash ve Niso Moreno ile Niso Moreno gibi isimlerini bilmediğim bir iki kişi tarafından pay edilmekteydi. Kendilerinden para alınan şahısları şu şekilde sıralayabilirim;

İstanbul Yalova yolu üzerinde bulunan Aksu İplik Fabrikası’nın sahiplerinden Raif Dinçkök, aynı fabrikanın ortağı Nesim Lodrik, Karaköy’de demir tüccarlığı yapan Mehmet Çolakoğlu, İstanbul Aşırefendi Sultanhamam’da iplik komisyonculuğu yapan İzak Salti, Karaköy Bankalar’da iş yeri bulunan finansör Raul Kavalye..., Emayetaş Fabrikası ortaklarından Niso Moreno, İstanbul Sultanhamam’da ithalatçılık yapan Rone Somek, öldüğünü duyduğum iplik komisyonculuğu yapan Stavro Kordomidis, Sultanhamam’da tül perde fabrikası bulunan ismini bilmediğim Simonpur soyadlı kişi, ithalatçı Nesim Anter bu şahıs Tahtakale’de bulunur. Fahrettin Aslan’ın çok samimi arkadaşı olan tıbbi aletler ithalatçılığı yapan Sami Sadioğlu isimli şahıslar. Bu şahısların açık adreslerini bilmiyorum. Fakat istendiğinde kendilerini bulabilirim. Aralarında bir miktar ki, bu miktar 700 milyon ile 1 milyar arasında olduğu söylenir. Parayı toplayıp haklarında döviz transferi yaptığı için adli işlem yapılmaması karşılığında Fahrettin Aslan’a verildiğini duydum. Bu isimlerden ayrıca benim hatırlamadığım ve bilmediğim fakat isimlerini verdiğim şahıslar tarafından bilinen daha bir çok şahıslar bu parayı toplamış. Bu paranın asıl toplanma nedeni de Albert Shamash’ın yurt dışında İsviçre Bankalarından elde ettiği dekontları Fahrettin Aslan’a vermesi. Fahrettin Aslan’ın önce şahıslardan münferit olarak para talep etmesi ki bu şantaj yoluyla olmaktaydı, şahıslardan para temin edemeyince de Şükrü Balcı vasıtasıyla baskı yaptıracağını etrafa yayması ve hatta Şükrü Balcı tarafından, para vermeyen benim bildiğim Sultanhamam’da ithalatçılık yapan Rone Somek’e, babama ekip gönderilmesidir. Bu para toplandıktan sonra görevli ekiplerin azınlık cemaat üzerindeki baskı kalktı. Halen Nişantaşı Işık Lisesi karşısında oturan Niso Moreno para istenilen şahıslarla Fahrettin Aslan ve Şükrü Balcı arasında aracılık yapıyordu. Para vermeyen kişilere giderek, para vermese kötü olaylarla karşılaşacağını söyleyerek ikna ediyordu. Olayı kısaca özetlersek, babam gibi yurt dışına döviz transferi yapan şahısların ismi Albert Şamas tarafından tespit edilip, Türkiye’de Fahrettin Aslan tarafından Şükrü Balcı ile ortak olarak para alınmasıdır. Buna karşılık o zaman yasak olan ve kanuni cezası olan para transferini menfaat karşılığı serbest bırakmasıdır. Belirttiğim gibi Şükrü Balcı, Fahrettin Aslan, Albert Shamash, Niso Moreno ve bir kaç kişinin aldıkları paraları belirli ölçülerde aralarında paylaşmalarıdır. Aslında her ne kadar hakiki olarak İsviçre Bankaları’nda dekont bulunmuşsa da Fahrettin Aslan kendisinin tespit ettiği bazı isimlerin adına sahte dekont tanzim ederek şantajını daha da büyütmüştür.

Karaborsa döviz havalesi şu şekilde olmaktadır; yurt dışında dövize ihtiyacı olan şahıs Türkiye’de ortağı olan ve dışarıdan döviz temin eden şahsı bulur. İstediği kadar dövizi alır. Döviz veren şahıs Türkiye’deki ortağına ne kadar döviz verdiğini, karşılığında ne kadar Türk parası ve kimden alacağını bildirir. Bu para Türkiye’de alındıktan sonra yurt dışında kendilerine döviz olarak verilir. Bu da zamanında normal olarak döviz transferlerinin gecikmesinden kaynaklanmaktaydı. Benim bildiğim kadarıyla 1980 yılına kadar Parlak ve Suphi isimli şahıslar yapmaktaydı. Yukarıda isimlerini verdiğim ve Türkiye’deki adreslerini bilmediğim şahısları istendiğinde size gösterebilirim. Bunlardan başka diyeceğim yoktur, dedi, ifadesini okudu, doğruluğunu imza etti ve edildi. 28.5.1984

İbrahim Parlayan Komiser
Ali Erdem Polis memuru
İfade sahibi Esra Boz


İfade sahibi Nesim Anter

Aslen Urfa İli askeri Mahallesi hane 38, cilt 3, sayfa 287 üzerinden nüfusa kayıtlı olup, halen İstanbul Nişantaşı.....................................da ikamet eder ve İstanbul Tahtakale....................sayılı yerde ithalatçılık yapar. Selim ve Mazal oğlu 1338 Urfa doğumlu Nesim Anter’in alınan ifadesinde; soruldu: Benim ev telefon numaram................., işyeri telefon numaram ise..................................ile............’dir. Ben, ağabeyim İlyaho, oğlum Rıfat ve damadım Sami Şalom’la birlikte yurt dışından kimyevi madde, hırdavat, baharat ithal ederiz. Hepimiz Musevi’yiz. 1936 senesinde Urfa’dan İstanbul’a göç ettik. İki kızım Fransa’nın Paris şehrindedir. Her ikisi de Musevilerle evlidir. Bir oğlum da Kanada’nın Montreal şehrinde oturmakta ve Kanada pasaportunu taşımaktadır. Bir ablam Amerika’nın Los Angeles şehrindedir. Bir biraderim var İtalya’nın Milano şehrinde, diğer bir kardeşimde Amerika’nın Los Angeles şehrindedir.

Ben Fahrettin Aslan’ı Büyük Ada’daki Anadolu Kulüpte tanıdım. Tarihi kesin olarak bilmiyorum, ancak 12 Eylül 1980 harekatından önce idi. O zaman bu kulüpte büyük bir kumar vardı. Fahrettin Aslan denen şahsın etrafında çok adam dolaşmaktaydı. Ve merak ettim bu şahıs kimdir diye sorduğumda, Gazinocular kralı Fahrettin Aslan olduğunu söylediler. Benim kayınbiraderim Abut Hayat adındaki bu şahıs devamlı kumar oynardı ve genellikle Fahrettin Aslan’ın kulüplerinde kumar işi yapardı. Bu sebeple devamlı surette Fahrettin Aslan’la ilişkisi vardı. 12 eylül 1980 harekatından iki ay kadar evvel veya iki ay sonraydı, kayınbiraderim Abut Hayat benim yanıma gelerek, ‘sen yurt dışına döviz kaçırmışsın, senin döviz kaçırdığını Fahrettin Aslan bilmektedir. Döviz kaçırdığını o çok iyi bilmekte ve elinde döviz kaçırdığına dair belgeler bulunmaktadır. Sen 5 milyon lira para ver, ben bu parayı Fahrettin Aslan’a vereceğim’ dedi. Bende o anda elimde 5 milyon lira para olmadığını söyledim, kabul ettiği taktirde ben bu parayı 1 ay içinde temin eder öderim dedim. O da Fahrettin Aslan’ın yanına giderek durumu anlatmış olmalı ki tekrar yanıma geldi ve bir ay içersinde parayı temin ederek, kendilerine teslimini istediler. O zaman bende bir ay içersinde 5 milyon lira parayı iki taksit halinde kayınbiraderim Abut Hayat’a verdim. O da Fahrettin Aslan’a gidip verdi. Karşılığında bana herhangi bir makbuz veya yazılı belge vermedi.

İthalat işlerini şu şekilde organize etmekteyim; yurt dışından ithal edeceğimiz mal ve maddelerin bedelini Türkiye’deki bankalar kanalıyla Merkez bankasına göndeririz, bazı yabancı firmaların Türkiye’de temsilcileri olur, bu temsilciler önemli oranda komisyon alır, ticari itibarına göre fabrika ile temasta olduğu için bizim gibi müşterilerin sağlam olduğunu, güvenilir bir müessese sahibi olduğumuzu fabrikaya bildirir ve paramız olmadığı halde ihtiyacımız olan ticari malı bize göndermesini sağlar. Bazen de arz ettiğim gibi gelen ticari mal gümrüklere gelir, Merkez Bankası bu mal karşılığını yabancı para olarak ilgili ülkenin Merkez bankasına aktarır ve bizlerde gümrükteki eşyanın gümrüğünü ödedikten sonra ticari malımızı alır ve satışa arz ederiz.

12 Eylül 1980 tarihinden evvel Türkiye’nin durumu herkes tarafından bilinmektedir. O zamanlar vuran vurana idi. Fahrettin Aslan’ın bir sürü fedaisi vardı, azınlık ve gayrimüslim olmamız hesabıyla devamlı korku içersinde bulunmaktayız. O zamanlarda teröristler devamlı surette bizleri tehdit eder, bizlerden para sızdırmaya çalışıyorlardı. Bizlerde korku belasına iş yerimize gelerek haraç isteyen şahıslara para verirdik. Fahrettin Aslan da Yahudi olup İstanbul’da oturan şahısların üzerinde iyi bir baskı gurubu oluşturmuştu. Yahudilerden istifade ederek bazı şahısları çevresine alıp, bunlar vasıtasıyla paralı ve korkan Yahudileri tespit edip şantaj yoluyla para sızdırmaktaydı. Benim kayınbiraderim kumarcı olduğu için bunun da Fahrettin Aslan’a ait kumarhanelere takıldığı için, bu şahsı da safına alarak benden para sızdırması için kullandı. Bu kaynım Ocak 1984 ayı içerisinde böbrek yetmezliğinden vefat etti. Kendisinin bir tek kızı vardır. O da evli bulunmaktadır. Yalnız şunu söylemek isterim, Fahrettin Aslan bu şantaj yolu ile para alma işinde yalnız benim kayınbiraderim Abut Hayat’ı bana karşı kullandı, benden alınan para bu şahıs vasıtasıyla Fahrettin Aslan’ın eline geçti. Fahrettin Aslan’ın da bu parayı kimlerle bölüştüğünü bilmem. Ancak kulaktan duyduğuma göre etrafında bazı devlet adamlarının olduğunu ve isimlerinin tarafımdan bilinmediğini, Albert Şamas adlı şahsı 8-10 seneden beri görmüş değilim. Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum, yalnız Yahudilerce kötü bir insan olarak bilinmekte, kötü tanınmasının sebebi ise karaktersiz bir şahıstır. Cebra denilen şahıs ise Cebra Bildirici adlı şahıstır. Bu adamında şu anda ABD’nin New York şehrinde oturduğunu tahmin etmekteyim. Cebra Bildirici’nin kız kardeşi Sümbül, benim kayınbiraderim Abut Hayat’ın karısıdır. Kendisi halen İstanbul’da tek başına oturmaktadır. 4-5 seneden beri kendisini görmedim, Amerika’dan Türkiye’ye gelip gittiğinin farkında değilim. Niso Moreno’yu şahsen tanırım. Kendisi iyi bir tüccardır ve devamlı kumar oynar. Zengin bir kişidir. Bildiğim Yahudi şahıslar vasıtasıyla bu şahsın nerede olduğunu tespite çalışıp, polise bildireceğim.

Yukarıdaki ifademde arzettiğim gibi kayınbiraderim Abut Hayat yanıma geldiği zaman Fahrettin Aslan’ın elinde yurt dışına döviz kaçırdığıma dair bazı belge ve delillerin olduğunu söylemesi üzerine bu belgeler ve delillerin ortadan kaldırılması için, kendisine 5 milyon lira para verdiğim taktirde bu belgeleri ortadan kaldırabileceğini söylemesi üzerine, ben bu parayı kayınbiraderimle kendisine gönderdim. Halbuki ben yurt dışına döviz kaçırmış değilim, ancak azınlık bir gurup olmamız nedeniyle, korku içersinde yaşamaktayız. Başıma bir bela gelmesin diye bu parayı vermek zorunda kaldım. Bu paradan zamanın İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’ya verilip, verilmediğini de bilmem. Bu hususu kayınbiraderim ve şu anda ölü Abut Hayat ile Fahrettin Aslan ancak bilebilir. Diğer Yahudilerden de para toplanıp toplanmadığını da bilmiyorum, dedi. Başka bilgisinin olmadığını beyanla;

Şu andaki mal varlığım 40 milyon TL’sı civarındadır. Yurt dışında kendime veya aile efradıma ait bir hesabım yoktur. Yani yurt dışı bankalarda yatırılmış veya aktarılmış bir param yoktur. Paralarımı İstanbul Akbank Galata Şubesi’nin ..................., Akbank Tahtakale............, Osmanlı Bankası Yenicami Şubesi’nin........., Türk Ticaret Bankası’nın Mısırcılar Şubesi’nin.........ve İş Bankası Yenicami Şubesi’nin..............sayılı hesaplarda bloke edilmektedir.

Tekraren söylüyorum, benim kayınbiraderim vasıtasıyla Fahrettin Aslan’a vermiş olduğum para 5 milyon Tl’sı para idi. Bu parayı da şu maksatla vermiştim, kayınbiraderim Fahrettin Aslan’ın elinde benim yurt dışına döviz kaçırdığımla ilgili bazı belgeler olduğunu, parayı vermediğim taktirde başıma işler geleceğini söylemesi üzerine verdim, dedi.

Başka bir diyeceği olmadığını, okunan ifadesinin doğruluğunu da imzası ile tasdik etti. 4.6.1984

Natık Şentürk Komiser
Mehmet Türkmen Polis memuru
Mehmet Koca Polis memuru
İsmail Yücel Polis memuru
Ziyaettin Karaaslan Polis memuru
İfade sahibi Nesim Anter


İfade sahibi İsak Lodrik

Aslen Edirne İli nüfusuna kayıtlı olup, bilahare nüfus kaydını İstanbul İli Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mahallesi hane 32/3, cilt ve sayfa 17-100 üzerine nakli hane eden ve halen İstanbul-Kadıköy Çiftehavuzlar, Cemil Topuzlu Caddesi üzerinde.........................apartmanında ikamet eder ve İstanbul Maçka..................Sokak....numaralı yerdeki Aksa Akrilik Kimya Sanayii yönetim kurulu üyesi olup, Avram ve Buka oğlu 1913 doğumlu İsak Lodrik’in alınan ifadesinde;
Soruldu;
Benim evimin telefon numarası......................ile..................’dir. İşi yerinin telefon numaraları ise..............’dir.

Tarihten 7-8 sene kadar evvel ben ve Fahrettin Aslan İstanbul Kadıköy-Çiftehavuzlar Cemil Topuzlu Caddesi’nde bulunan Büyük Kulübün üyeleri idik. Devamlı surette ben, Fahrettin Aslan’la bezik, briç, tavla ve konken oynardık. Kulübün başkanı Raif Dinçkök’tü. Diğer üyeler Atilla Midilli, Nuri Atalit, Duran Akbulut, Sabi Rusu ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden ibaretti. Kulübün bütün işlerinden başkanı olan Raif Dinçkök haberdardı. Bu kulüp halen aynı adreste faaliyet göstermekte ve başkanlığını da Raif Dinçkök yapmaktadır.

Tarihten 5-6 sene kadar evvel benden mal istedi, daha doğrusu şirketimizin ithal ettiği ve Yalova da bulunan Aksa Fabrikasında mamul duruma getirilen kimyevi maddelerden kendisine para almadan vermemi istedi, bende bu durumu kabul etmedim. Bu tür maddeleri özel şahıslara veremeyeceğimizi, ancak sanayii kuruluşlarına verdiğimizi söyledim ise de beni devamlı surette ölümle tehdit etmeğe başladı. Yine aynı tarihlerde yani 5-6 sene evvel, beraber üyesi bulunduğumuz Büyük Kulüpte Fahrettin Aslan beni kulübün kapısına çağırdı. Kendisine mal vermediğimi bahane ederek, devamlı taşımakta olduğu ve markasını bilmediğim belindeki tabancasını çekerek bana bir el ateş etti. Tabii ki beni hedef almadı, korkutmak maksadıyla ayağıma yakın bir yere ateş etti. Bana ateş ettiği sırada yanımda İstanbul Yapı ve Kredi Bankası yönetim kurulu üyesi ve şu anda emekli, Cumartesi-Pazar günleri kulübümüze gelen Enver Ateşdağlı adlı şahıs da vardı. Bu durum kendisine sorulduğunda, gerçeği söyleyecektir. O zaman yani 5-6 sene kadar evvel İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli ve Müdür rütbesindeki bir adam yazıhaneme telefon ederek, bana bir el ateş edildiğini, Fahrettin Aslan’la arada bir mevzu geçtiğini ve bu durumu öğrendiklerini söyledi. Bende bu hadiseden bir, iki gün sonra tekrar Fahrettin Aslan tarafından tehdit edildim, resmi makamlarca bu olayla ilgili olarak yapılacak tahkikatta kendi adını vermememi istedi, sokaktan geçen bir şahıs tarafından bana ateş edildiğini söylememi istediği için bende o doğrultuda ifade verdim. Ancak o zaman Fahrettin Aslan’ın arkasında Dündar Ali Kılıç diye meşhur bir kabadayı vardı, Fahrettin Aslan’la birlikte benim gibi zengin ve azınlıktaki şahısları tehditle elindeki malını alır, icabında para aldıkları oluyordu. Bunlar İstanbul’da bir şebeke halinde tehditle para topladıklarını sağdan soldan duymaktaydım. Benim bildiğim Fahrettin Aslan’ın İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı ile direkt iş birliği yaptığını görmedim, ancak ortalıkta gezen söylentilere göre, her ikisi birlikte bu tehdit işlerini sürdürüyorlardı. Bu hususta başka yetkililere de ifade vermeye hazırım. Bu para alıp işi o zaman bazı devlet adamlarına şikayet edildi, ancak dinleyen olmadı.

Büyük kulüpten Güneş adı altında İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’ya para verilip verilmediği hakkında bir bilgim yoktur. Kulübün diğer üyelerinin bilgisi olup olmadığını bilmiyorum.

İddia edildiği gibi ben şantaj yoluyla Fahrettin Aslan’a para vermedim. Bu hususta benden para isteyen de olmadı. İstanbul İş Bankası şubeleri, Sanayii Kalkınma Bankası ortaklarımız olup, beraber çalıştığımız bankalar ise, Akbank, Yapı ve Kredi, Pamukbank, Uluslararası Ticaret Bankası, City Bank’la birlikte çalışmaktayız. Yurtdışından ithal ettiğimiz ham maddeler tamamen resmi yoldan yapılmaktadır. İsviçre’den de ham madde alırız, bedeli yine resmi bankalar kanalı ile aktarılmaktadır. Yurtdışında bulunan hiç bir bankada hesabım yoktur. Ancak bir tek kızım olan Tülin Lodrik İtalya’nın Milano şehrinde oturmaktadır. Dul olarak bulunmakta ve bununda üç kız çocuğu vardır. Birde oğlum vardır, halen İstanbul’da kendisine ait işyerleri vardır. Orada ticaretle iştigal eder.

Albert Şamas adlı kişiyi şahsen tanımam ancak adını duydum. Bu şahıs Irak veya Suriye uyruklu olup, camiamızda sahtekar olarak bilinmektedir. Tarihten 5 sene kadar evvel bir iki defa İstanbul’a geldi. Kimlerle temasta olduğunu bilmem. Nison Merone adlı şahısta bir iş adamıdır. Camiamızda dürüst bir adam olarak tanınmaktadır. İsak Salti’yi de tanırım. Kendisi halen İsviçre’de oturmaktadır. Ravli Kavalyero’yu da tanırım. Bir iki defa evine gittim. Birlikte bezik oynardık. Kendisi İtalyan uyrukludur, halen İsviçre’dedir. Bu şahısta Fahrettin Aslan tarafından tehdit edildi. Çok korkaktı ve bu yüzden de İstanbul’u terk etmek zorunda kaldı. Sone Semel ve Stavro Kerdomitis adlı şahısları tanımam ve isimlerini de ilk olarak sizlerden öğrenmekteyim. Musa Boz adlı şahsıda tanırım, zavallı bir insandır. Bu şahısta Yahudi asıllıdır. Kendisi 3-4 sene kadar evvel İsviçre’ye gitti, halen oradadır. Kendisi ile İsviçre’de bir iki kez görüştüm. Neden İstanbul’a dönmediğini sorduğumda o da bana hitaben İstanbul’da Fahrettin Aslan beni devamlı surette rahatsız ediyordu, evime ve iş yerime polis gönderip lüzumsuz aramalar yapıyordu ve bu tedirginlik beni buralara kadar sürükledi, dedi.

Ben Fahrettin Aslan’a tehdit ve şantaj yolu ile para vermedim. Ancak bir çok vatandaştan tehdit yoluyla para aldığını sağdan soldan öğrendim. Gerçek midir, değil midir bilmem çünkü gözümle görmedim. Ben hiç bir zaman yurt dışına döviz kaçırmadım, ticari işlerimi normal devlet bankaları kanalıyla yürütmekteyim. Yurtdışında faaliyet gösteren hiç bir banka ile ilişkim yoktur ve bu bankalara para yatırmadım. Bloke edilmiş bir meblağ da yoktur. Benim iş yerimde 4 bin işçi çalışmaktadır. Ben her ne kadar dini yönden Musevi isem de kendimi bir Türk olarak görmekteyim. Bu memleketin yükselmesi ve ilerlemesi için çalışmaktayım. Müslüman camiasına karşı sevgim ve saygım sonsuzdur. Hiç bir zaman Müslümanlara kaşı bir kinim olmamıştır ve olmayacaktır. Türkiye’de dünyaya geldim ve bu ülke topraklarında ölmek isterim. Bölücülük, yıkıcılık ve ihanetim yoktur.

Yukarıda bahsettiğim gibi Fahrettin Aslan benden şantaj ve tehdit yoluyla para almış değildir. Ticari işlerim tamamen kanunların el verdiği ölçüler içerisinde cereyan etmektedir. Dediğim gibi Fahrettin Aslan bana para karşılığı mal almak istedi, vermedim ve yasal yönden vermem de mümkün değildi. Bu sebeple beni tahdit etti, dedi.


Başka bir diyeceğinin olmadığını beyanla okunan ifadesinin doğruluğunu imzası ile tasdik etti. 4.6.1984

Natık Şentürk Komiser
Mehmet Türkmen Polis memuru
Mehmet Koca Polis memuru
İsmail Yücel Polis memuru
Ziyaettin Karaaslan Polis memuru

İfade Sahibi İsak Lodrik




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11