Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

Kara Para ve Aklanması

10/7/2003 - 18:01 - E. E.Yorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

GENEL HATLARIYLA KARAPARA VE AKLAMA KAVRAMLARI

KARAPARA
Kamuoyunda “karapara” kavramı, genel olarak kayıtdışı ekonomik değerleri tanımlamak amacıyla kullanılmakta ise de hukuki anlamda karapara, kayıtdışı ekonominin sadece bir bölümünü oluşturmaktadır ve aklama kavramı da özü itibariyle bu paranın kayıtlı sisteme dahil edilme çabasıdır. Türk Ceza Kanununun 1 inci maddesinde yer alan “kanunun sarih olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz.” hükmünün doğal bir sonucu olarak, karapara aklama suçunda karapara ve karapara aklama kavramları yorumlanırken sosyal içeriği değil, kanun koyucunun bu kavramlara yüklediği anlamın ölçü olarak alınması gerekmektedir. Dolayısıyla kamu vicdanına göre karapara olarak adlandırılacak her iktisadi kıymet hukuken karapara tanımı içine girmeyecektir. Karaparanın tanımı yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de karaparanın ekonomik, ahlaki, sosyal ve hukuki tanımlarının birbirinden farklı olduğudur. Karaparanın bu dört açıdan yapılması gereken tanımını tek ortak tanıma indirgemek karapara sorununun analiz edilmesi, incelenmesi ve önlenmesi açısından yanılgılara yol açabilecektir. Bir suç işlenmesi sonucunda elde edilen paranın ekonomik açıdan karapara olması ve ilgili yasalarında cezalandırılmasına karşılık hukuken adının karapara olmaması, gerek toplum gerekse devlet nazarında masum bir fiil olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak ekonomik, ahlaki, sosyal ve hukuki anlamda karapara birbirinden farklı kavramlar olduğundan ait oldukları çerçeve içinde değerlendirilmeleri gerekir.

• Sosyal anlamda karapara: Sosyal anlamda karaparayı, dolaylı olarak da olsa
toplumsal hayata zarar veren her türlü
faaliyetten elde edilen her türlü kazanç olarak tanımlamak mümkündür.

• Ahlaki anlamda karapara : Karapara, ahlaki anlamda, yasalarla yasaklanmış
olsun veya olmasın, karapara olarak adlandırılsın veya adlandırılmasın toplum nazarında suç sayılan hareketler sonucunda elde edilen tüm kazançlar olarak tanımlanabilir. Bu itibarla karaparanın en geniş tanımının ahlaki anlamda karapara olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü toplum tarafından erdemsiz bir yolla kazanıldığına inanılan her para ahlaki açıdan karapara kapsamına girecektir. Toplum nazarında karapara olarak değerlendirilen her kazancın hukuken de karapara olarak nitelendirilmesi ve kovuşturulması mümkün olmayabilir. Ancak, toplumun karapara konusundaki tavrının ve bilincinin bir ülkenin karapara ile mücadelesinde sonuç üzerinde birebir etkili olduğu da gözden kaçırılmaması gereken bir gerçektir.

• Ekonomik anlamda karapara: Ekonomik anlamda karapara, kanunlar tarafından
suç sayılan fiillerin yanı sıra, ekonomik hayatı düzenleyen kural ve usuller ihlal edilerek elde edilen kazanç olarak nitelendirilebilir. Bu çerçevede ekonomi açısından, vergi kaçakçılığı suretiyle, yahut vergiden kaçma çabasıyla bazı ekonomik faaliyetlerin usulsüz, gizli yapılması yoluyla elde edilen kazançları karapara kapsamında değerlendirmek mümkündür.

• Hukuki anlamda karapara: Karapara, hukuki anlamda ülke mevzuatlarında
öncül suç olarak belirlenmiş fiillerden elde edilen kazançlardır. Konuyu ülkemiz mevzuatı açısından ele alırsak; yasal faaliyetler sonucu elde edilen ancak kayıt düzeni ve beyan dışında tutulan kazançlar 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun tarafından karapara olarak kabul edilmemiştir. Aynı yasa uyarınca yasadışı faaliyetlerin de bir kısmı karaparaya kaynak teşkil eden suç olarak ele alınmıştır. 4208 sayılı Kanunun vurgusu “karaparanın aklanması” üzerinedir ve kanundaki “karapara” tanımının amacı sosyal, ahlaki veya ekonomik anlamda karaparayı tanımlamak değil, bağımsız bir suç olan “karapara aklama” suçuna konu olabilecek değerleri belirlemektir.

Bazı suçlarda, öngörülen fiilin suç teşkil etmesi için fiilden önce ön şart olarak adlandırılan bazı hukuki ya da tabii unsurların gerçekleşmiş olması gerekir. Fiilin suç teşkil etmesi için fiilden önce varlığı gerekli olan bu unsurlar; karapara aklama suçu için, 4208 sayılı Kanunun 2. Maddesinin “a” bendinde sayılan Kanun ve Kanun maddelerinde yer alan suçlardan birinin işlenmiş ve sonucunda bir menfaat veya değer elde edilmiş olmasıdır. Diğer bir deyişle eğer bu suçlardan biri işlenmemişse veya bu suçlardan birisi işlenmiş olmakla beraber sonucunda herhangi bir kazanç sağlanmamışsa karapara aklama suçunun oluşması hukuken mümkün değildir. Kazuistik yöntemle yani tek tek sayılmak suretiyle belirlenen bu suçlar karapara aklama suçunun işlenmesinde “Öncül Suçlar” olarak tanımlanmaktadır. Mevzuatımız uyarınca karaparanın elde edilmesine kaynaklık teşkil eden öncül suçlar sitemizin MEVZUAT bölümünde yer almaktadır.

KARAPARA AKLAMA
Karapara aklamanın genel bir kavram olarak bazı tanımları şu şekildedir :

• Yasadışı yollardan elde edilen kazançların yasal yollardan elde edilmiş
gibi gösterilmesi için, mali sisteme sokularak özellikle nakit formundan kurtarılmasına ve mali sistem içinde bir süreçten geçirilerek kimliğinin değiştirilmesi suretiyle meşruluk kazandırılmasına yönelik işlemlerdir.

• Yasadışı yollardan kazanılan gelirin, değerini mümkün olduğu kadar
koruyacak, yetkililerin dikkatini çekmeyecek ve kullanılabilirliğini arttıracak şekilde başka varlıklara dönüştürülmesi işlemidir.

• Yasadışı faaliyetlerden elde edilen gelirin kaynağını, sahibini,
zilyedini, yerini gizlemek veya şeklini değiştirmek niyetiyle işlem yapılmasıdır. Tüm bu tanımları göz önüne alarak karapara aklamayı “Yasalarca tespit edilmiş belli suçlar sonucunda elde edilen her türlü ekonomik değerin, meşruluk kazandırmak amacıyla yasadışı nitelikten çıkarılarak, yasal ekonomik değerlere dönüştürülmesine ve bu suretle yasal ekonomik sisteme dahil edilmesine yönelik tüm işlemler” olarak tanımlayabiliriz. Bu çerçevede karapara aklamadan bahsedebilmek için gerekli unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:

• Bir suç işlenmiş olmalıdır.

• Bu suç sonucunda herhangi bir ekonomik değer elde edilmiş olmalıdır.

• Bu ekonomik değerlerin yasadışı nitelikten kurtarılıp yasal görünüme sahip
ekonomik değerlere dönüştürülmesi amacına yönelik bir hareket gerçekleştirilmiş olmalıdır. İlk iki unsurun gerçekleşmesi sonucunda elde edilen ekonomik değerlere yasal görünüm vermek amacına yönelik hareket; karaparanın, iktisap edilmesi, bulundurulması, transfer edilmesi, nakledilmesi, gizlenmesi, sınır ötesi işleme tabi tutulması, kullanılması, işletilmesi, yatırım yapılması, bir ekonomik değerden diğerine çevrilmesi, kaynağının, niteliğinin, sahibinin, zilyedinin farklı gösterilmesi gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Karaparanın aklanması genelde üç basamaktan oluşan bir süreç içerisinde gerçekleştirilmektedir. Bu aşamalar; yerleştirme (placement), ayrıştırma (layering), bütünleştirme (integration) aşamalarıdır ve çamaşırın makineye atılmasına, yıkanmasına ve makineden çıkarılmasına benzetilmektedir. Her karapara aklama olayında bu aşamaların üçünün de ayrı ayrı gerçekleşmesi gerekmez. Bazen bu aşamalardan ikisi hatta üçü tek işlemde gerçekleştirilebilir veya bazı aşamalar gerçekleştirilmeden karaparanın aklanması tamamlanabilir.

a) Yerleştirme aşaması:

Bu aşama, suçtan elde edilen nakit formundaki gelirin finansal sisteme sokulması aşamasıdır. Karaparayı doğuran suçlarda para nakit formunda elde edilmişse karapara elde eden ve bunu aklamak isteyen kişi açısından en önemli problemlerden birisi bu paranın nakit formundan kurtarılmasıdır. Çünkü nakit formundaki paranın dikkat çekici olmasının yanı sıra aktarılması, taşınması veya benzer işlemlere tabi tutulması zordur ve kamu otoritelerince bulunması ve el konulması riski yüksektir. Karaparanın nakit formundan kurtarılması, özellikle de bankacılık sistemine sokulması teknolojik imkanlar nedeniyle paraya hareketlilik kazandıracak ve kaynağından uzaklaştırılması son derece kolay ve hızlı olacaktır. Karapara aklayanlar açısından en zor ve riskli aşama budur. Karapara aklama ile mücadele eden birimler açısından ise karaparanın takip edilmesinin, tespit edilmesinin ve karaparaya el koymanın en kolay olduğu aşamadır. Çünkü bu aşamada karapara ile karaparanın illegal kaynağı arasındaki bağ henüz kesilmemiştir. Dolayısıyla da paranın, karapara olduğunu ispat etmek diğer aşamalara nazaran daha kolaydır. Bu aşamada, paranın küçük tutarlara bölünerek ülke içindeki çeşitli bankalara yatırılması, farklı kişiler adına açılmış hesaplara yatırılması, hisse senedi, tahvil, bono gibi mali araçlara dönüştürülmesi veya bir şirketin geliri gibi gösterilerek banka hesaplarına yatırılması ve zaman içine yayılarak şirket karı görünümünde mali sisteme dahil edilmesi gibi yöntemler izlenir.

b) Ayrıştırma Aşaması:

Bu aşamanın amacı yasadışı faaliyetlerden elde edilen fonu kaynağından fiziksel ve nedensel olarak mümkün olduğu kadar uzaklaştırmak, böylece paranın izinin sürülmesini ve bulunmasını imkansız hale getirmektir. Bu aşamada fonun kaynağının kara olduğunu gizlemek yani yasadışı kazancı kaynağından ayırmak amacıyla, sıklık, karmaşıklık ve hacim açısından yasal işlemlere benzeyen bir dizi mali işlem yapılmaktadır. Böylece karmaşık mali işlemler kullanılarak denetim mekanizması aşılmaya çalışılmaktadır. Karapara aklama suçunun sınır aşan özelliği dikkate alındığında, bu aşamada para finans sistemi içerisinde ülkeden ülkeye aktarılarak bir dizi işleme tabi tutulabilirken karapara ile mücadele eden birimler açısından, bu aşamada karaparanın izini sürmek oldukça zor olduğu kadar tespiti uzun zaman almaktadır. Zira ayrıştırma aşamasında sınırlar suçlular açısından avantaj teşkil ederken, mücadeleci birimler için oldukça uzun zaman alan bir soruşturma sürecinin nedeni haline gelebilmektedir.

c) Bütünleştirme Aşaması:

Ayrıştırma aşamasında yasadışı kaynağı ile bağlantısı koparılan karapara bütünleştirme aşamasında yasal bir kimlikle mali sisteme girer. Karaparanın sahibi, aklanmış olan karaparayı yeniden elinde toplar, mali sistemde rahatça işlem yapmaya başlar ve akladığı fonlarla ilgili ekonomik varlığını nereden bulduğu yönündeki bir soruya karşılık yasal mercileri ikna edecek bir cevap verebilir. Yerleştirme ve ayrıştırma aşamalarında para henüz yasal görünüme kavuşmamıştır. Oysa bütünleştirme aşamasında mali sistemde boy gösteren para artık kullanıma hazır paradır ve herkesin yaptığı yasal işlemler yapılarak tüketim, yatırım veya başka bir şekilde değerlendirilebilir.

Kısacası KARAPARA trafiği engellenmedikçe ekonomik ve finansal yükü vatandaş çekmeye devam eder, ülke darboğazdan çıkamaz.

Hepimizi bu konuda dikkate davet ediyorum.


Saygılarımla E. E.




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11