Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

Yolsuzluk

10/3/2002 - 11:00 - AtinYorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

Yolsuzluk.com isimli sitede yayinlanan "Bir Generalin Feryadi" isimli yazinin Tuggeneral Mustafa Firat tarafindan yazilmadigi 12 Subat 2002 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayinlanan bir yazi ile anlasildi.
Hürriyet gazetesinde "Generale Komplo" basligi ile yayinlanan yazida "Internet iftiralarinin sonuncusu bir generale atildi" deniliyor.

02 Mart 2002 tarihli bir diger haberde ise "Genelkurmay Askeri Mahkemesinin www.yolsuzluk.com isimli web sitesini kapattigi ve verilen karara gerekçe olarak da, adi geçen sitenin yayinlarinin Türk Silahli Kuvvetleri’nin itibarini zedelemesinin gösterildigi" belirtiliyordu.

Genelkurmay Baskanligi, hukuki yollardan bir yayini kapatmis.
Sikiyönetimler haricinde askeri mahkemelerin yayin kapatma gibi bir yetkisi bulundugunu bilmiyorduk, demek varmis...

Zaten Türkiye'de en büyük bilinmezlerden biri askerlerin yetkisinin nerede baslayip nerede bittigi konusu herhalde.

Genelkurmay Askeri Mahkemesi yayin kapatma karari alabiliyorsa, Hürriyet, Sabah, Star, Yenisafak gibi gazeteleri ve televizyonlari da kapatabilecek demektir. Hayirli olsun...

Genelkurmay Mahkemesi, ABD'den yayin yapan siteyi nasil kapatti bilmiyoruz. Zira bizim gördügümüz kadariyla site yayinina devam ediyor. Belki Türkiye'den yayina girmek mümkün olmuyordur.

"Bir Generalin Feryadi" isimli yazinin Tuggeneral Mustafa Firat tarafindan yazilmadigi ve onun adinin yakisiksiz bir sekilde kullanildigi anlasildi ama, bütün bu olan bitenler karsisinda Yolsuzluk.com'dan çit çikmiyor.

'Baslarini omuzumuza dayayip aglamalarini beklemiyoruz' ama yayinlarini çok arastirarak ve titizlikle yaptigini belirten, Yolsuzluk.com'un, bütün bu iddialar karsisinda özür dilemesi ve bir kaç laf etmesi gerekir diye düsünüyoruz.

Biz iki tenkit ettik diye kiyameti koparip abuk sabuk ithamlarda bulunmuslardi. Simdi sus pus oldular.

Gelelim Genel Kurmay Mahkemesi'nin gerekçesine. Ordu mensuplarinin yaptigi yolsuzluklar Türk Silahli Kuvvetleri’nin itibarini zedeler mi?
Bizce hayir.

Türk Silahli Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli bir organi, Türk halkinin özünden dogmus degerli bir parçasidir. O bütün Türk ulusunun kutsal saydigi degerler arasindadir.

Bizce tersine, Türk Silahli Kuvvetleri’ni kendi halkindan kopuk ayri bir üstün sinif haline getirmek, kendi içindeki olumsuzluklari örtbas etmek ve kimseye, hiç bir makama hesap vermemek gibi bir davranis biçimi içine girmek Türk Silahli Kuvvetleri’nin itibarini zedeler.

Iletisimin bu kadar gelistigi, mesafelerin ortadan kalktigi dünyada "sopa göstererek" tenkitleri önlemek artik mümkün degildir. Esas olan "TSK içindeki yolsuzluklari ve keyfiligi" önleyecek seffaf bir denetim mekanizmasinin kurulmasidir.

Anayasamiz "Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasî düsünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayirim gözetilmeksizin kanun önünde esittir. Hiçbir kisiye, aileye, zümreye veya sinifa imtiyaz taninamaz. Devlet organlari ve idare makamlari bütün islemlerinde kanun önünde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadirlar. Türk Milleti, egemenligini, Anayasanin koydugu esaslara göre, yetkili organlari eliyle kullanir. Egemenligin kullanilmasi, hiçbir surette hiçbir kisiye, zümreye veya sinifa birakilamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynagini Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargi organlarini, idare makamlarini ve diger kurulus ve kisileri baglayan temel hukuk kurallaridir. Kanunlar Anayasaya aykiri olamaz." demektedir.

Bu hatirlatmadan sonra soralim...

Birakin muazzaflari, son yillarda basta "Banka" yolsuzluklari olmak üzere bazi yolsuzluk olaylarinda ismi geçen emekli üst düzey asker sahislardan hangisi ciddi biçimde yargilandi?

Hiç biri..

Sorumlulugunu paylastiklari imzalardan dolayi siviller hapishanelere girerken, onlarin alelusul bir ifadesi alinarak olay kapatildi.
Hani nerede anayasanin "esitlik" ilkesi? Onlara bu dokunulmazligi hangi kanun veriyor?

Lockheed askeri uçak alimindaki rüsvet olayini ortaya çikarmayan tek ülke biz degil miyiz?

Kim ne derse desin, okullari, akademileri, lojmanlari, alis veris merkezleri, kamplari, dev ticari kuruluslari, mahkemeleri ile asker imtiyazli bir sinif haline gelmistir.

Bu halk askerini sevdiginden birçok konuda askere taninan imtiyazi hos görülebilir, "ordumuza helal olsun" diyebilir ama, kanunlar karsisinda sivil-asker ayirimi yapilmasini, göz göre göre bazi suçlarin örtbas edilmesini hos karsilamaz.

Yalan haber üretilmesi, çirkin ve kinanacak bir sey. Bu bakimdan "Yolsuzluk.com"u kiniyoruz. Ancak yine de bu sitede yayinlanan bazi iddialarin yabana atilmamasi ve titizlikle incelenmesi gerektigi düsüncesindeyiz. Atin'de bu iddialardan bir tanesini dogrulayan bir aniya "Uçak, Balik ve Hayat" isimli yazi ile yer vermistik.

Tekraren belirtmek istiyoruz ki site kapatarak bir yere varmak mümkün degil. Zaten son günlerde yolsuzluk ile ilgili, özelliklede askeri yolsuzluklarin ön planda oldugu siteler çogaldi.

Bunlar arasinda www.soygun.com, Yolsuzluk dosyasi,
www.microteam.net, Toplumsal Gelisim Için Elele gibi siteler var.
Bir de http://www.sodomgomore.cjb.net/ adresinde "Sodom Gomore" isimli yolsuzlukla ilgili bir site vardi, artik çikmiyor.

Sodom ve Gomore'nin, eski Filistin topraklari üzerinde, Lut Gölü kiyilarinda kurulu bulunan ve "imansizliklari ve ahlaksizliklarindan" dolayi Tanri tarafindan cezalandirilarak Tevrat, Incil ve nihayet Kuran’da "ates, kükürt yagmuru ve kaynar sularla yok edildikleri" belirtilen iki kent oldugu söyleniyor.

Kutsal kitaplara göre Sodom ve Gomore halklari, ahlaksizlik ve imansizliklari nedeniyle Tanri tarafindan feci sekilde yok edilerek cezalandirilmislar.

Milattan önce 9.ncu yüzyilda meydana geldigine inanilan bu felaketten bir tek, bu ahlaksiz yasama karismayan ve Sodom’da oturan Hazreti Ibrahim’in yegeni Lut kurtulabilmis. Lut'un da ait oldugu Kenanlar kavmi son ferdine kadar ölürken, Lut’la birlikte kaçmaya çalisan karisi da tuzdan bir heykele dönüserek yok olmaktan kurtulamamis.
Efsaneye göre. ahlaksizlik kendini en çok da escinsellik ve ters iliski seklinde göstermisti. Nitekim bugün ters iliski anlamina gelen "sodomi" sözcügü de bizzat Sodom kentinin adindan gelmekteymis.

Bu öykü kutsal kitaplarin disinda edebiyata da konu olmus. Yakup Kadri Karaosmanoglu’nun, isgal altindaki Istanbul’da isgalcilerle isbirligi yapanlarin ahlak düskünlügünü anlatan Sodom ve Gomore adli kitabi bu efsaneden esinlenmis.

1889-1974 yillari arasinda yasayan romanci ve yazar Yakup Kadri Karaosmanoglu. 27 Mart 1889'da Kahire'de dogmus. 1923'den itibaren Mardin, Manisa milletvekillikleri, Kadro dergisi kuruculugu, Tiran, Prag, La Haye, Bern, Tahran elçilikleri yapmis. 27 Mayis 1960'tan sonra Kurucu Meclis üyeligine seçilen Yakup Kadri'nin siyasal yasaminin son görevi 1961-1965 arasindaki Manisa milletvekilligi olmus.


Sodom Gomore, yolsuzluk konusunda yayin yapan bu ilginç isimli siteydi ama artik ekrana gelmiyor. Belki de geçici olarak arizali..
Bakalim yasadigimiz dünyada Sadom ve Gomore'den sonra Tanri'nin gazabina ugrayacak diger ahlaksiz sehirler hangileri olacak?




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11