Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2013-05-11

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

Susurluk'un Miladı 1

16/5/2001 - 11:00 - Atinİlgili Bağlantı Yorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

"Uyuşturucudan Susurluk'a" dizisinin 30'ncu bölümünde Abdullah Çatlı'nın eşi Meral Çatlı'nın TBMM Susurluk Araştırma Komisyonunda verdiği ifadesinin ilk bölümüne yer verdik.

Meral Çatlı ifadesinde Abdullah Çatlı'nın uyuşturucu kaçakçılığına karışmadığını, Fransa ve İsviçre'de uyuşturucu suçundan hapse mahkum olmasının bir komplodan ibaret olduğunu söylüyor.

Benzer bir ifadeyi Çatlı'nın kader ve eylem arkadaşı Oral Çelik de vermişti.

Resmi belgeler ise, yukarıda o tarihlerdeki resimleri bulunan Çatlı grubunun, hem de Asala'ya karşı eylemlerde kullanıldıkları bir dönemde uyuşturucu trafiğinin içinde olduğunu gösteriyor.

Meral Çatlı'nın eşini koruması doğal. Belki de hakikaten eşinin bu işlere bulaştığını bilmiyor. Bir diğer ihtimal de Çatlı, bir insanlık suçu olan uyuşturucu trafiği içinde olduğunu ailesinden gizlediği.

Bilindiği kadarıyla Çatlı, Fransa hududunda uyuşturucu madde taşıyan bir otomobilde yakalanmıştı. Üzerinde Hasan Kurtoğlu adına pasaport olduğu için esas kimliğini uzunca bir müddet saklamayı başardı.

nbilican.JPG (157613 bytes)Çatlı grubunun uyuşturucu faaliyetlerini, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait 13.02.1984 tarihli bir evraktan izleyelim. Daha sonra bu raporu yorumlayacak ve bazı diğer tespitlere yer vereceğiz.




İsviçre'de Yakalanan 4 Kilo Eroin
İsviçre’nin Bazel şehrinde ortaya çıkarılan 4 kilo eroin olayı ile ilgili talep gereğince 27.8.1984 -7.9.1984 arasında İsviçre’ye gönderilen Dairemiz emrinde görevli 20853 sicil sayılı Emniyet Müdürü .... ....’in konu ile ilgili olarak tanzim etmiş olduğu rapor ilişikte sunulmuş olup, ancak olayda adı geçen Nevzat Bilecen MİT ajanı olduğunu ileri sürmekte ise de doğruluk derecesi tarafımızdan bilinmemektedir.
Konu ile ilgili araştırmanın yapılmasını arz ve rica ederim.
Eki; 1 rapor (5 sahife)


Nevzat Bilecen Raporu
İsviçre İnterpolü'nden alınan bir telsizle İsviçre’nin Bazel şehrinde ortaya çıkarılan 4 kilo eroin olayına adı karışan Nevzat BİLECEN ve Şeref BENLİ’nin bir Türk polisi tarafından sorgulanmalarının yapılması için talepte bulunulması üzerine Makamdan alınan onayla 27.8.1984 günü İsviçre’nin Bazel şehrine giderek İsviçre polisi ile birlikte sanık Nevzat BİLECEN’in ifadesi tarafımdan alınmış bu hususta tarafımızdan aşağıdaki hususlar rapor haline getirilmiştir.

Aslen ... nüfusuna kayıtlı olup, halen İsviçre umat Str. 22./4657- Dullikan adresinde ikamet eden, aynı şehirde oto boyacılığı yapan fabrikada işçi olarak çalışır, ..... ve ......'den doğma 3.4.1950 doğumlu Nevzat BİLECEN’in 18 seneden beri İsviçre'de işçi olarak çalıştığı, kendisinin Bozkurtlar adı altında faaliyet gösteren sağ görüşlü kişilerin üye oldukları derneğin üyesi olduğu, arkadaşı Mahmut İnal’ın kendisini dernekte takma adı Ali esas ismi Mehmet ŞENER olan şahısla tanıştırdığı Mehmet ŞENER’in Türkiye’den kaçak sağ görüşlü terörist olduğu ve bunu daha önceden de kendisinin bildiğini söylemiştir.

Yine aynı dernekte dernek başkanı olan arkadaşı Eyüp ERDEM’in kendisini yine Türkiye’den kaçan sağ görüşlü Abdullah ÇATLI isimli teröristle tanıştırdığını, bilahare aynı şahısların kendisini yine Türkiye’den kaçan terörist Oral Çelik isimli şahısla tanıştırdıklarını ve bir müddet arkadaşlıklarının çok iyi devam ettiğini beyan etmiştir.

Türkiye - Avrupa Hattı ve Hasan Hüseyin Şener

Bu sıralarda Mehmet ŞENER’in Eyüp ERDEM’i Türkiye’ye eroin almaya gönderdiği, Eyüp ERDEM’in eroini getirdiği Yugoslav asıllı bir şahıs aracılığı ile satarken Yugoslav'ın yakalanması üzerine Eyüp ERDEM’in Fransa’da bulunan daha önceden arkadaşı olan Oral ÇELİK’in yanına kaçmıştır.
Bu olaydan sonra Mehmet ŞENER’in kendisini eroin işine soktuğu bu teklifi de aynı görüşü paylaşmalarından dolayı mecburen kabul ettiğini açıklamıştır.

Ancak Mehmet ŞENER’in bu sırada polis tarafından göz altına alınması üzerine bir müddet sonra Abdullah ÇATLI’nın kendisini bularak Mehmet ŞENER'in kendisine bir telefon numarası verildiğini, bu telefon numarasını alarak Türkiye'ye İstanbul’a gitmesini ve orada Mehmet ŞENER’in kardeşi olan Hasan Hüseyin ŞENER’i bularak onun vereceği bir kilo eroini İsviçre’ye getirmesini istemiştir.


Baklava Kutusunda Eroin
Kendisine Abdullah Çatlı tarafından verilen talimat üzerine kendi özel otosu ile İstanbul’a gelerek Hasan Hüseyin ŞENER ile buluştuğunu, bir kaç gün sonra da Hasan Hüseyin ŞENER’in temin ettiği iki baklava kutusu içerisine yerleştirilmiş bir kilo eroini alarak İsviçre’ye götürdüğünü bir kaç gün evinde sakladıktan sonra Abdullah ÇATLI’nın yanına giderek eroini getirdiğini bildirmiş.

Bunun üzerine Abdullah ÇATLI getirmiş olduğu eroinden miktar numuneyi daha önceden tanıdığı fakat samimi olmadığı Şeref BENLİ’ye vermesini istemiş, kendisi de talimata göre hareket ederek bir miktar numuneyi Şeref BENLİ’ye vermiştir.

Bilahare Abdullah ÇATLI’nın yanına gittiğinde İstanbul’dan getirilen eroinin bozuk olduğunu söylediği ve evinde bulunan bir kilo eroini kendisine getirmesini istemesi üzerine evindeki eroini alarak Abdullah ÇATLI’ya teslim ettiğini Abdullah ÇATLI’nın bu eroini ne yaptığını bilmediğini söylemiştir.

Bu olaydan bir müddet sonra Abdullah ÇATLI’nın yanına gelerek tekrar İstanbul’a giderek Hasan Hüseyin ŞENER'den eroin alarak getirmesini istemesi üzerine eşini de yanına alarak İstanbul’a geldiğini Hasan Hüseyin ŞENER'le buluştuğunu Hasan Hüseyin Şener’in hazırda eroin olmadığını, bir kaç gün beklemesi gerektiğini söylemesi üzerine İstanbul'da babasının yanında bir müddet misafireten kaldığını Hasan Hüseyin ŞENER’le ikinci defa kurduğu irtibatta eroini temin edemediğini öğrenmesi üzerine eroin almadan eşi ile birlikte İsviçre’ye dönmüş.
İsviçre'ye geldiğinde durumu Abdullah ÇATLI’ya anlatmış bu olaydan sonra Abdullah ÇATLI kendisine görev vermediğini açıklamıştır.


Büyük Davaya Hizmet...
Ancak bu işleri yaptıranların Abdullah ÇATLI, Mehmet ŞENER ve Oral ÇELİK’in olduğu Abdullah ÇATLI’nın reisleri olduğu Türkiye'den Avrupa'ya ülkücülerin kuryelikleri vasıtası ile getirtilen eroinleri satarak kendileri ve kendileri gibi bir çok teröristlerin geçimlerini temin etmek Türkiye aleyhine eylem planlar hazırlamak ve yapmak olduğu, Türkiye'den getirtilen eroinlerin İsviçre’de Şeref BENLİ tarafından pazarlandığı kuryelerin bu yaptıkları işlerden para almadıkları bunu sadece büyük davaya inandıkları için yaptıklarını beyan etmiştir.

Ayrıca Mehmet ŞENER’in İsviçre'nin Zürih şehrinde tutuklu olduğunu söylemiştir.

Olayların bu şekilde gelişmesinden sonra kendisinin İsviçre’nin . Olten şehrinde bulunan Türk ocağı derneğine gidip, geldiği, bu arada Şeref BENLİ ile çok samimi olduklarını ve ailece görüşmeye başladıklarını söylemiş bu şekilde görüşmeleri devam ederken 1984 senesinin şubat ayında Şeref BENLİ’nin kendisine yine dernekten tanıdığı Fuat KOÇAL’ın Türkiye'den İtalya’ya 3 kilo eroin getirdiğini ancak bunu İtalya'da satamadıkları için Abdullah ÇATLI’nın talimatı üzerine İtalya’dan İsviçre’ye getirilmesine karar verildiğini söylemiş. Fuat KOÇAL tarafından getirilen 3 kilo eroinin Yugoslavya’dan İtalya’ya geçirilme işini Celal Tayyip isimli şahsın temin ettiği Yugoslav asıllı birinin yaptığı İtalya’dan İsviçre’ye ise Şeref BENLİ’nin özel otosu ile yedek lastik içerisinde kendisi tarafından geçirildiği ve bir müddet evinde saklamış, bir kaç gün sonra 3 kilo eroinden 2 kilosu Şeref BENLİ tarafından alınarak Fuat Koçal’a verildiğini. Kalan 1 kilo eroinin ise Abdullah ÇATLI, Mehmet ŞENER ve Oral ÇELİK’e ait olduğunu yine sorgusu sırasında beyan etmiştir.

Bu arada Abdullah ÇATLI ile Oral ÇELİK’in Paris'ten telefonla kendisinde bulunan 1 kilo eroini Fuat KOÇAL’a vermesini söylemişler, kendisinin de Şeref BENLİ’nin bilgisi olmadan vermeyeceğini söylemesi üzerine tehdit edildiğini bu konuşmaları da Şeref BENLİ’ye aktarmış.
Olayların bu şekilde gelişmesi üzerine kendisinde bulunan 1 kilo eroinden 250 gr. eroin çalarak kendi hesaplarına satmaya karar vermişler ve çalmışlar. Bir kaç gün sonra Oral ÇELİK gelerek kendisinde bulunan diğer eroini almış ve Tacettin isimli bir şahısa vermiş.


Çelik'ten Operasyonel Gevezelik
Bilahare Oral ÇELİK kendisini telefonla aramış ve bizzat kendisi ile görüşmek istediğini Zürih’e gelmesini bildirmiş. Zürih’teki buluşmalarında Oral ÇELİK kendisinden almış olduğu 1 kilo eroini silah temin etmek ve terör olaylarında kullanmak için silah kaçakçılarına verdiğini, Marsilya’daki Ermeni anıtına da bombayı kendilerinin koyduklarını gayelerinin ise Ermenileri, Türklerin üzerine kışkırtmak Türk Hükümetini zor duruma düşürmek olduğunu söylemiş, ayrıca Oral ÇELİK’in kendisine bir eroin işi daha verildiğini ancak kendisinin kabul etmemesi üzerine Oral ÇELİK’in kendisini ölümle tehdit ederek buluşma yerini terk etmiş.


Yakalanma
13 Haziran günü Şeref Benli’nin kendisinde bulunan 250 gr. eroinden bir miktar numune alarak kendisine getirmesini istemiş o da Şeref BENLİ’nin isteği üzerine bir miktar numuneyi evine bırakmış. Ertesi gün Şeref BENLİ’nin Bazel polisince yakalandığını duyduğunu Şeref’in polise verdiği ifadede kendisini de ortak göstermesi üzerine Baden şehrinde polisler tarafından yakalandığını ve eroin kaçakçılığı ile ilgisinin bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.

Oral ÇELİK’in kendisine anlatmış olduğu diğer bir olay ise şöyle;

Türkiye’de Genel Kurmay Başkanlığı Harp Dairesinde görevli yüksek rütbeli bir subayın Fransa’da okumakta olan oğlunu Abdullah ÇATLI ile Oral ÇELİK birlikte kaçırmışlar.


Çelik, İstihbarat İlişkisini Süsleyerek Anlatıyor
Oğlu vasıtası ile bu üst düzeydeki subay ile irtibat kurarak yani kaçırılan şahsın babası ve annesi ile temasa geçerek bunların Fransa’ya gelmelerini temin etmişler.

Paris'te yapılan pazarlık sonunda subay oğlunun serbest bırakılmasına karşılık Abdullah ÇATLI ve Oral ÇELİK’e NATO etiketli bombalar temin etmiş ve bunlara vermiş oğlunu kurtarmış. Ancak bu esnada bu subay bombalar üzerindeki etiketlerin sökülmesini istemiş, fakat bu isteği Abdullah ÇATLI ve Oral ÇELİK tarafından kabul edilmeyerek bunun koz olarak kullanılacağını subaya bildirmişler.

Bunun dışında bu subaydan Türkiye’de tutuklu bulunan bazı anarşistlerin de serbest bırakılmasının temini istenmiştir. Üst düzeydeki görevli subay bu isteklerini de kabul ederek bazı anarşistlerin serbest kalmalarını temin etmiş.

Pazarlık sırasında Abdullah ÇATLI ile Oral ÇELİK’in bu subaydan Türkeş’in de serbest bırakılmasını istemişler. Subay ise bu işin çok zor olduğunu bunu başarmak için MİT’i ikna etmesi gerektiğini söylemiş.


Evren'in Kızını Kaçıra biliriz...
Konuşmanın devamında ise Türkiye’de görevli olan subay bu işin yani Türkeş’in serbest bırakılma işinin daha kolay olması için oğlunun yakın arkadaşı olan Sayın Kenan Evren’in kızını kaçırmalarını teklif etmiş. Abdullah ÇATLI ile Oral ÇELİK’in de gerekirse onu da yapabileceklerini subaya söylemişler.

Oral Çelik’in bu subayın ismini kendisine söylemediğini ve oğlunun halen Fransa’da olup, olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Bu konuşmaların kendisi ile Oral ÇELİK arasında bir sene önce geçtiği, Oral ÇELİK’in bu anlattıklarında gayet samimi olduğu, aynı görüşü paylaştıklarından bir sakınca görmediği, anlatmaktaki maksadının ise güçlü olduklarını her şeyi yapabileceklerini ima ettiğini söylemiştir.


Oral Çelik - Yahya Demirel Buluşması
Yukarıda anlatılan bomba ve kaçırılma olayı Oral ÇELİK’in, Yahya DEMİREL ile buluşması zamanında olmuştur.

Oral ÇELİK’in Yahya DEMİREL ile buluşmasındaki gaye Yahya DEMİREL’in tanıdıkları vasıtası ile Oral ÇELİK’e bir Panama pasaportu temin edecek Oral ÇELİK de buna karşılık Yahya DEMİREL’in borçlarını ört bas edecek veya ertelenmesini sağlayacaktı.

Oral ÇELİK’in Fransa’dan İsviçre’ye Şeref BENLİ tarafından gizli yollarla getirildiği daha sonra zamanının ve şoförlüğünün iyi olması nedeni ile kendisi tarafından alınarak Yahya DEMİREL ile buluşturmak üzere Cenevre’ye götürdüğü ancak buluşma yerine Yahya DEMİREL'in gelmediği ve bir adamını gönderdiği, kendisinin de Oral ÇELİK’i Yahya DEMİREL’in adamına teslim ederek ayrıldığı, iki gün sonra tekrar aynı yerde buluşarak Oral ÇELİK’i alıp evine götürdüğünü bir gece misafir ettiğini ve yine Şeref BENLİ tarafından aynı yoldan Fransa’ya geçmesinin sağlandığını açıklamıştır.

Siyasi konuda ise anlattıkları şunlardır;


Eroin Parası ve Türkiye Aleyhine Eylem Planları
Abdullah ÇATLI, Mehmet ŞENER ve Oral ÇELİK’in Bozkurtları, Ülkücüleri yani sağ görüşlü kişileri kurye olarak kullanarak Türkiye’den Avrupa’ya eroin taşımacılığı yaptırdıkları, bu yoldan temin ettikleri paralarla kendi yaşamlarını ve kendileri gibi Türkiye’den kaçmış olan anarşistlerin yaşamlarını, geçimlerini temin ettikleri, Türkiye aleyhine eylem plan ve hazırlıkları yaptıklarıdır.

Nevzat BİLECEN ayrıca ifadesinde bu görevin kendisine MİT tarafından verildiğini, 1972 senesinden beri kendisinin İstihbarat görevlisi olarak çalıştığını beyan etmiş, ancak bu görevin kim tarafından verildiğini açıklamak istememiştir.


Kenan Evren'in Bilgisi Var
1972 den 1980 yılına kadar çeşitli konularda Türkiye’deki yetkililere bilgi aktardığını 1981 yılında ise Türkiye’den verilen talimat üzerine Abdullah ÇATLI’nın peşine düştüğünü bu konudaki bilgileri ise Sayın Kenan EVREN’in İngilizce tercümanlığını yapan ve MİT’in adamı olarak halen İstanbul’da faaliyet gösteren Öznur Export İmport Şirketinin ortaklarından M. C. K. vasıtası ile Sayın Kenan EVREN’e aktardığını söylemiştir.
Ayrıca kendisinin bulunmuş olduğu bütün faaliyetlerden Sayın Kenan EVREN’in bilgisinin olduğunu vurgulamıştır. Kendisinin bu işle görevli olduğunun ancak Sayın Kenan Evren tarafından açıklanabileceğini aksi halde isim vermeyeceğini alınan ifadesinde belirtmiştir.
..... .....
Emniyet Müdürü


30'ncu bölümüne geldiğimiz dizimize neden "Uyuşturucudan Susurluk'a" ismini koyduğumuzu şimdi daha iyi anlamışsınızdır zannediyoruz.


Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bu raporunu ve neticelerini incelemeye devam edeceğiz. (Devam Edecek)




FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 2013-05-11